Critical volome türkçesi Critical volome nedir

  • Dönüşül basınç ve sıcaklıktaki gazın oylumu.
  • Dönüşül oylum.
  • Kimya alanında kullanılır.

Critical volome ingilizcede ne demek, Critical volome nerede nasıl kullanılır?

Critical : Nazik. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Eleştiren. Eleştiri niteliğinde. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Dönümcül. Hassas. Değerlendirme amacıyla yapılan. Kusur bulan. Kusur bulmak amacıyla söylenen.

Critical altitude : Kritik irtifa.

Critical angle : Sınır açısı. Tam iç yansıma açısı. Dönüşül açı. Kritik açı. Tam yansımanın en küçük geliş açısı (optik).

Critical angle of a medium : Işıkta, iç tam yansımanın tümüyle gerçekleştiği en küçük geliş açısı. Dönüşül açı.

Critical battery alarm : Kritik düzeyde pil uyarısı. Biten pil uyarısı.

İngilizce Critical volome Türkçe anlamı, Critical volome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Critical volome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active metals : Aktif metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Etkin metaller.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

 

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Alicyclic compounds : Alisiklik bileşik. Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Acid radical : Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası. Asit kökü.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Acidimetry : Asit ölçümü. Asidimetri. Asitimetre. Asit ölçme. Asidimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitölçüm.

Aldehydes : Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit. Aldehitler.

Alabaster : Sumermeri kaymaktaşından. Su mermeri. Alçı taşı. Albatr. Sumermeri. Akmermer. Su mermerinden yapılan. Kaymaktaşı. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral.

Critical volome synonyms : activated coal, alcohols, acid salt, critical volume, additive, alcoholometry, additive properties.