Criticizing türkçesi Criticizing nedir

  • Bir kimse veya bir şeyi onaylamadığı belirtme (ayrıca criticising).
  • İyi ve kötü nitelikler hakkında değerlendirme yapma eylemi.
  • Yorum yapma.
  • Eleştirme.

Criticizing ile ilgili cümleler

English: You're always criticizing me!
Turkish: Her zaman beni eleştiriyorsun.

English: Ali is always criticizing me.
Turkish: Ali her zaman beni eleştiriyor.

English: Stop criticizing me!
Turkish: Beni eleştirmeyi bırak

English: I'm not criticizing you.
Turkish: Seni eleştirmiyorum.

English: They were criticizing each other.
Turkish: Birbirlerini eleştiriyorlardı.

Criticizing ingilizcede ne demek, Criticizing nerede nasıl kullanılır?

Criticizable : Eleştirilebilen (ayrıca criticisable). Eleştirilebilir.

Criticize : Ayıplamak. Tenkit etmek. Eleştirmek. Eleştiri yöneltmek. Yermek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kritiğini yapmak. Kritik etmek. Kusur bulmak. Eleştiri getirmek.

Criticize maliciously : Çekiştirmek.

Criticize severely : Hakkında çok olumsuz yorumlar yaptı. Sert bir biçimde eleştirdi. Sert biçimde eleştirmek. Acımasızca eleştirmek.

Criticized : Kritiğini yapmak. Eleştirilen. Kusur bulmak. Eleştirmek. Tenkit etmek.

Criticisable : Eleştirilebilen (ayrıca criticizable). Eleştirilebilir.

Criticiser : Değer biçen kimse. Eleştiren kimse. Kusur bulan kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticizer).

 

Criticizer : Eleştiren kimse. Kusur bulan kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticiser). Değer biçen kimse.

Criticising : Eleştirme.

Was criticized severely : Çok ağır bir şekilde eleştirildi. Çok kötü bir şekilde yerildi.

İngilizce Criticizing Türkçe anlamı, Criticizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Criticizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Came down on : Azarlamak. Haşlamak. Fırça atmak. Başına ekşimek. Fırçalamak. Üstüne gelmek. Saldırmak. Sıkıştırmak. - hakkında negatif şeyler söyleme.

Excoriations : Suçlama. Derisi sıyrılma. Şiddetle suçlama. Derisini yüzme. Deri sıyırma.

Animadversions : Eleştiri. Tenkit. Kınama. Sitem.

Animadversion : Kınama. Tenkit. Çekiştirme. Eleştiri. Sitem.

Criticisms : Olumsuz eleştiri. Eleştirellik. Kusur bulma. Eleştirmenlik. Kritik. Tenkit. Eleştiri. Kınama.

Criticism : Bir oyunu, dünya görüşü, sanatsallığı, toplumsal katkısı, sahneye konuşu, oyunculuğu ve plastik değerleri açılarından değerlendirme işlemi. Tenkit. Kınama. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir felsefe görüşünü geliştirirken insan bilgisini eleştiriden geçirmeyi ilk koşul olarak ele alan anlayış. kant'ın ortaya koyduğu ve görgücülüğe karşı us ile düşüncenin, usçuluğa karşı da algı ile deneyin haklarını koruyan bilgi kuramı. ülkücülüğün bir başka biçimi olan ve kendi üzerine içdüşünmeye dayanan felsefe anlayışı. Olumsuz eleştiri. Eleştirmenlik. Bir filmin sanat, estetik, uygulayım, düşüngü, toplumbilim yönünden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. tv. bir televizyon izlencesinin aynı yönlerden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. Kusur bulma.

 

Critique : Tenkit. Kritiğini yapmak. Kritik. Gözden geçirmek. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Etüt. Eleştiri. Eleştirmek. Eleştiri yazısı.

Excoriation : Deri sıyırma. Deriyi sıyırma. Derisini yüzme. Derisi sıyrılma. Ekskorasyon. Şiddetle suçlama. Suçlama. Sıyrık.

Faultfinding : Eleştiri. Kusur bulma. Yerici. Kusur bulan. Eleştirici.

Criticizing synonyms : criticising, belittling.