Cronyisms türkçesi Cronyisms nedir

Cronyisms ingilizcede ne demek, Cronyisms nerede nasıl kullanılır?

Cronyism : Yandaşlık. Yandaşçılık. Kayırma. Akrabalara veya yakın arkadaşlara öncelik tanıma. Arkadaşlarını ayrıcalıklı sayma eğilimi (özellikle siyasette).

Old crony : Eski dost.

Crony : Dost. Yakın arkadaş. Kafadar.

Acronym : Birkaç kelimenin baş harflerinin veya ilk hecelerinin birleşmesiyle meydana gelen kelime. Sözcüklerin baş harflerinden oluşan sözcük. Kısaad. Akronim. Kısa ad. Bir deyim ya da terimdeki sözcüklerin ilk yazaçlarından seçilerek yaratılan kısaltma, örn. algol, basıc, cobol, fortran, aib vb. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kısaltma. Baş harflerden oluşan sözcük.

Acronymic : Kısaltılmış.

Acronyx : Akroniks. Tırnak batması.

Three letter acronym : Üç harfli kısaltma. Üç harften oluşan kısaltma (ör. abd amerika birleşik devletleri gibi).

Acronymous : Kısaltılmış.

Acronyms : Akronimler. Baş harflerden oluşan sözcük.

İngilizce Cronyisms Türkçe anlamı, Cronyisms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cronyisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discrimination : Fark. Ayırma. Ayrıcalık yapma. Ayırıcılık. Olay, nesne ve özellikleri birbirinden ayırma ve aralarında ayrım gözetme. Ayırma yetkisi. Takt. Ayrımcılık. Fark gözetme. Ayrım (ırk, cinsiyet vb).

 

Protections : Muhafaza. Tedbir. Saye. Koruma. Korunma. Vikaye. Haraç. Önlem. Himaye.

Protection : Koruma aracı. Yerli yapım ve tarım çalışmalarını dış etkenlerden korumak amacıyla yabancı mallara elverişli giriş yasağı koyma, ya da girişleri olanlardan ağır gümrük vergisi alma. Önlem. Saye. Kütüğe yazımla doğan hakların başkaları eliyle, yasalara aykırı olarak kullanılmasını önleme. Korunma aracı. Korunma. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Koruma.

Favouritism : Adam kayırma. Taraf tutma. Kayırmacılık. İltimas. İltimasçılık. Kayırıcılık. Adam kayırmacılık.

Cronyism : Yandaşlık. Akrabalara veya yakın arkadaşlara öncelik tanıma. Arkadaşlarını ayrıcalıklı sayma eğilimi (özellikle siyasette).

Prejudicing : Önyargı. Önyargılı olmasına neden olmak. Etki altında bırakmak. Zayıflatmak. Haksız hüküm verdirmek. Peşin yargı. Etkilemek. Önyargı verdirmek. Zarar vermek (hukuk terimi).

Backings : Ciro. Takviye. Torpil. Arka parça. Onay. Arka dolgusu. Destek. Geri çekilme. Arka.

Favours : Yardım. Taraftarlık. Sevilme. Koruma. İyilik. Hediye (sürpriz). Lütuf. İltimas. Beğenilme.

Favoritism : Belli bir birey, küme, düşünce ya da uygulamayı, bir başkasıyla karşılaştırıp aralarında bir seçim yapmak gerektiğinde nesnellikten uzaklaşıp yan tutma. Adam kayırma. Taraf tutma. Adam kayırmacılık. İltimasçılık. Kayırıcılık. İltimas. Kayırmacılık.

Prejudice : Etki altında bırakmak. Önyargı. Bireyde başka bireylere, toplumsal kümelere karşı sevgi ya da düşmanlık duygusu uyanmasına yol açan, koşullanmış bir duygusal tutumu yansıtan yalınkat inanç, kanı, genelleme. Haksız hüküm verdirmek. Zarar (hukuk terimi). Kırmak. Peşin yargı. Zayıflatmak. Sakınca (hukuk terimi).

Cronyisms synonyms : patronage, favour, backing.