Crossbill türkçesi Crossbill nedir
- Çapraz gagalı ispinoz.
- Çaprazgaga.
- Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından 17 cm kadar uzunlukta, gagası çapraz biçiminde ve kuyruğu kısa, erkeğinin rengi tuğla kırmızısı, dişisinin sırtı kül kahverengi, karnı yeşil kül rengi olan, avrupa, asya, kuzey ve orta amerika'da toplu halde ormanlarda yaşayan bir tür.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- İspinoz kuşu.
- Çapraz gaga.
- Kapalı iken kesişen ve kuşun kozalakların çekirdeğini çıkarmasını sağlayan çene kemiği olan birkaç kuş türünden herhangi biri.
Crossbill ingilizcede ne demek, Crossbill nerede nasıl kullanılır?
Crossbite : Çapraz kapanış. Kandırmak. Aldatmak. Aldatma.
Crossband : Çaprazbant.
Crossbar : Engel çubuğu. Kol demiri. Sürgü. Bağlama çubuğu. Kale üst direği. Enine bağlantı. Travers. Üst boru. Çubuk. Krosbar.
Crossbars : Engel çubuğu. Kol demiri. Bağlama çubuğu. Travers. Kale üst direği. Sürgü. Çubuk. Enine bağlantı. Üst boru. Krosbar.
Crossbeam : Enine kiriş. Kuşak kirişi (inşaat). Kuşak kirişi inşaat. Çapraz kiriş. Kiriş. En kirişi. Bağlama.
Crossbones : Tehlikeyi işaret eden çapraz kemikler ve kafatası. Çapraz kemik işareti. Ölüm tehlikesi işareti.
Crossbreeding : Irkların karışması. Irk karışımı. Farklı iki veya daha fazla ırka ait hayvanlar arasında yapılan birleştirme, çaprazlama. Melez yetiştirme. Melezleştirmek. Çaprazlama. Melezleme.
Crossbeams : Kiriş. Enine kiriş. Bağlama. Kuşak kirişi inşaat. En kirişi. Kuşak kirişi (inşaat). Çapraz kiriş.
Crossbred : Melez. Melez ırk. Kırma. Bir tür içindeki değişik ırklardan bireyler arasındaki birleştirmeler veya aynı ırkın farklı genetik yapıdaki varyete veya hatları arasındaki birleştirmelerle elde edilen ırk.
Crossbracing : Çapraz bağlantı.
İngilizce Crossbill Türkçe anlamı, Crossbill eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crossbill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Crossbill synonyms : loxia curvirostra, genus loxia, loxia, red poll, abo blood groups system, abiotic factor, abductor muscle, acacia, aardvarks, abacus bodies, a chromosome, finch.
Crossbill ingilizce tanımı, definition of Crossbill
Crossbill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The crossbeak. A bird of the genus Loxia, allied to the finches. Their mandibles are strongly curved and cross each other.

Bu kısımda Crossbill kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crossbill ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crossbill anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crossbill ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.