Crosscheck türkçesi Crosscheck nedir

  • Karşılaştırma.
  • Sağlama yapma.
  • Sağlamasını yapmak.
  • Karşılaştırmak.
  • Bir işlemin doğruluğunu denetlemek.
  • Sağlama yapmak.
  • Kontrol etmek (kontrolden geçirilmiş bir şeyi).
  • Doğruluğunu denetlemek.

Crosscheck ingilizcede ne demek, Crosscheck nerede nasıl kullanılır?

Crosschecked : Kontrol etmek (kontrolden geçirilmiş bir şeyi). Bir işlemin doğruluğunu denetlemek. Sağlama yapma. Karşılaştırmak. Doğruluğunu denetlemek. Sağlamasını yapmak. Sağlama yapmak.

Crosschecking : Sağlama yapma. Karşılaştırmak. Sağlamasını yapmak. Bir işlemin doğruluğunu denetlemek. Sağlama yapmak. Doğruluğunu denetlemek. Kontrol etmek (kontrolden geçirilmiş bir şeyi).

Crosschecks : Karşılaştırmak. Bir işlemin doğruluğunu denetlemek. Sağlama yapmak. Kontrol etmek (kontrolden geçirilmiş bir şeyi). Sağlama yapma. Sağlamasını yapmak. Karşılaştırma. Doğruluğunu denetlemek.

Crosscompiler : Çapraz-derleyici. Çapraz derleyici.

Crosscorrelation : Çapraz'-ilinti. Çapraz ilinti.

Crosscurrents : Zıt akım. Ters akıntı.

Crosscutting : Enine kesme. Enine kesme eylemi. İki olay arasındaki zamansal birliği vurgulamak için kullanılan bir kurgu biçimi. Enine kesen.

Crosscutrents : Zıt akımlar.

Crosscuts : Enine kesen. Enine kesim. Enine kesiş. Kroskat. Enine kesilmiş. Enine. Suyuna dik kesme. Suyuna dik. Başkesit. Enine kesit.

 

Crosscut saw : Bıçkı. Çapraz dişli testere. Kütük testeresi. Enine kesilmiş tahta testeresi. İnce ağızlı bıçkı. Çapraz testere. Tomruk hızarı. Ağaç testeresi. Kertik testeresi.

İngilizce Crosscheck Türkçe anlamı, Crosscheck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crosscheck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comparativus : Komparatif.

Compare with : Kıyaslanmak. Mukayese edilmek. Kıyaslama yapmak.

Compare : Karşılaştırma yapmak. Kıyas etmek. Benzetmek. Benzemek. Mukayese etmek. Kıyaslamak. Oranlamak. Üstünlük derecesini göstermek.

Check : Kontrol. Denetlemek. Kontrol altına almak. Çek. Gemlemek. Tutmak. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Karelerle kaplamak. Kontrol işareti koymak. Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi).

Prove : Denemek. Kanıtlamak. Anlaşılmak. Çıkmak. Olmak. Tecrübe etmek. Göstermek. İspatlamak. Ortaya koymak.

Comparison : Üstünlük derecesini gösterme. Benzerlik. Benzeti. Benzetme. Teşbih. Kıyaslama. Benzetiş. İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur.

Check against : Kıyaslamak.

Compares : Benzemek. Kıyaslamak. Üstünlük derecesini göstermek. Karşılaştırılmak. Benzetmek.

Crosscheck synonyms : crosschecking, crosschecks, class with, matching, collates, benchmarking, comparing, proves, confront somebody with, verification, confronted, crosschecked, checks, collation, confirmation, benchmark, collate, confront with, comparisons, analogy, analogies, paralleling, confronting, confront, matchings, proved, contrast, collations, substantiation, checking, confronts.