Crucibles türkçesi Crucibles nedir

  • Pota (kimya terimi).
  • Zorlu deneme.
  • Pota.

Crucibles ingilizcede ne demek, Crucibles nerede nasıl kullanılır?

Crucible furnace : Pota ocağı. Potalı fırın. Pota ocak. Potalı ocak.

Crucible steel : Pota çeliği. Pot çeliği. Potalı ocak çeliği. Dökme çelik. Pota döküm çeliği.

Crucible tongs : Pota kıskacı. Pota maşası.

Gooch crucible : Gooch krozesi. Gooch potası.

Porcelain crucible : Yemlerde kuru madde ve ham kül analizinin yapılmasında kullanılan ısıya dayanıklı porselen eritme kabı. Porselen pota. Porselen kroze.

Crucialness : Önem. Can alıcı olma durumu. Ciddiyet. Geniş kapsamlı sonuçları olma niteliği.

Crucian : Çin sazanı. Küçük avrasya sazanı (koyu yeşil sırtı, altın sarısı kenarları ve kırmızımsı yüzgeçleri vardır). Havuz balığı.

Crucial experiment : Önemli deney.

Crucially : Hayati bir şekilde. Geniş kapsamlı sonuçları olan bir şekilde. Önemli bir biçimde. Kritik biçimde. Önemli biçimde. Çok önemli bir şekilde. Zor bir halde. Kritik bir şekilde. Çetrefilli bir halde.

Sintered glass crucible : Sinterlenmiş cam kroze.

İngilizce Crucibles Türkçe anlamı, Crucibles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crucibles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Melting pot : Birbirlerini etkiledikleri ortam. Çok uluslu ülke. Eritme kazanı. Çeşitli ırk ve ulustan insanların kaynaştığı yer. Ergitme potası. Eritme potası. Farklı özelliklere sahip (benzer) nesnelerin bir araya gelip. Ergitme kabı.

Urinals : Çiş kabı. Çişlik. Sürgü. Klozet. Pisuar. Hela. Ördek. İdrar kabı. Pisuvar.

Backboards : Arkalık. Pota (basketbol oyununda kullanılır). Aynalık. Çalışma duvarı. Bir ağ takılı olan pano. Çarpma tahtası.

Melter : Eritici. Eritici (cam).

Ladle : Kepçe. Kepçe ile boşaltmak. Kepçe ile almak. Kepçeyle koymak. Kepçe ile doldurmak veya boşaltmak. Kepçe ile vermek. Kaşık. Pota (metal). Kova.

Crucible : Kroze. İçinde eritme ya da yakma işlemleri yapılan, porselen, grafit ya da metal küçük kap. Yüksük. Maden eritme kabı. Kröze. Kap. Yüksek.

Basket : Balon sepeti. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. Sele. Çember (basketbol). Basketbol çemberi. Sepetlemek. Sepet. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar.

Baskets : Sepet örgüsünden yapılmış şey. Küfe. Çember (basketbol). Basket. Zembil. Sayı. Sepet.

 

Backboard : Çarpma tahtası. Bir ağ takılı olan pano. Arkalık. Arka tahtası. Ucunda sepetin asılı bulunduğu tahta. tahta ya da saydam, fakat kırılmaz bir maddeden yapılır. yerden 2.75 metre yükseklikte olup uzunluğu 1.80, yüksekliği ise 1.20 metredir. Çalışma duvarı. Aynalık. Pota (basketbol oyununda kullanılır).

Acid test : Para durumunun tespiti. Asit deneyi. Bir şeyin sonunu tayin eden test. Kesin karar verme. Bir şeyin değerinin testi. Asit testi.

Crucibles synonyms : cupel, vessel, urinal.