Backboards türkçesi Backboards nedir

  • Bir ağ takılı olan pano.
  • Aynalık.
  • Pota (basketbol oyununda kullanılır).
  • Pota.
  • Çalışma duvarı.
  • [#arka Arkalık].
  • Çarpma tahtası.

Backboards ingilizcede ne demek, Backboards nerede nasıl kullanılır?

Basketball backboard : Skorbord.

Backboard : Çarpma tahtası. Pota. Arkalık. Ucunda sepetin asılı bulunduğu tahta. tahta ya da saydam, fakat kırılmaz bir maddeden yapılır. yerden 2.75 metre yükseklikte olup uzunluğu 1.80, yüksekliği ise 1.20 metredir. Çalışma duvarı. Arka tahtası. Pota (basketbol oyununda kullanılır). Aynalık. Bir ağ takılı olan pano.

Backbond : Kefile verilen teminat. Teminat olarak verilen tahvil.

Backbone : Özül. Maneviyat. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun. Omurga. Direk. Belkemiği. En büyük destek. Metanet. Temel. En önemli destek.

Backbone network : Omurga şebekesi. Omurga ağı. Omurga ağ.

To the backbone : Adamakıllı. Haza (arapça). Sapına kadar. Her yoldan. Tam anlamıyla. Bütünüyle. Tamamen.

Backboneless : Güçlü karakterde olmayan. Omurgasız. Zayıf.

Backboned : Omurgalı.

Backbones : Belkemiği. Karakter gücü. En önemli destek. Karakter kuvveti. Direk. Maneviyat. Metanet. Şey. Omurga. Temel.

Backbone sites : Omurga bilgisayar sistemleri.

İngilizce Backboards Türkçe anlamı, Backboards eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Backboards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Melter : Eritici (cam). Eritici.

Backings : Arka dolgusu. Arka parça. Destek. Arka. Yardım. Kayırma. Onay. Destekçiler. Ciro.

Backrests : Sırtın dayandığı yer. Sırtı dayayacak şey. Koltuk arkalığı. Sırtlık.

Rig : Düzmece bir şekilde kurmak. Donatmak. Hile karıştırmak. Çıkarlarına göre değişiklik yapmak. Hile yapmak (seçimde vb.). Teçhiz etmek. Allayıp pullamak. Yalancıktan yapmak. Uyduruvermek. Teçhizat.

Backrest : Sırtın dayandığı yer. Sırtlık. Sırtı dayayacak şey. Koltuk arkalığı.

Transoms : Kapı üstü penceresi. Vasistas. Çapraz kiriş. Kıç yatırması. Lento. Boyunduruk. Kapı boyunduruğu. Travers.

Equipage : Kumanya. Ekipaj. Atlı konak arabası. Yolculuk yiyecekleri. Levazım. Teçhizat. Ekipman. Donatı. Donanım. Azık.

Baskets : Zembil. Sepet örgüsünden yapılmış şey. Küfe. Sayı. Basket. Çember (basketbol). Sepet.

Basket : Sepet. Basketbol çemberi. Çember (basketbol). Sepet örgüsünden yapılmış şey. Sayı. Zembil. Sele. Sepetlemek.

Back : Geçmişte. Arka çıkmak. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Geçmişe. Alt tahta. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Arka. Ayak arkası.

Backboards synonyms : flat solid, chalkboard, ladle, transom, backboard, backing, back board, sheet, carriage, crucible, hod, hods, back rest, urinals, stop board, packboard, cupel, crucibles, urinal, melting pot.

 

Backboards zıt anlamlı kelimeler, Backboards kelime anlamı

Forward : Sunmak. İleriye. Cüretkar. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Akıncı. Yönlendirme yapmak. Yeni adrese göndermek. Yollamak. İleriye yönelik. Gelişmiş.