Cruising türkçesi Cruising nedir
- Uçuş.
- Seyrüsefer.
- Sabit hız.
- Seyir.
- Sabit hızla yolculuk.
- Yolculuk.
Cruising ile ilgili cümleler
English: We are cruising at an altitude of 39,000 feet.
Turkish: 30,000 fit yükseklikte yol alıyoruz.
Cruising ingilizcede ne demek, Cruising nerede nasıl kullanılır?
Cruising altitude : Düz uçuş tavanı. Seyir yüksekliği. Seyahat irtifaı. Seyir irtifası. Uygun seyir yüksekliği. Seyir irtifaı.
Cruising flight : Seyir uçuşu.
Cruising level : Seyir yüksekliği. Seyir seviyesi. Düz uçuş seviyesi.
Cruising performance : Seyir performansı.
Cruising power : Seyir gücü. Uçuş gücü.
Cruise control : Otomatik hız kontrolü. Seyir kontrolü. Düz uçuş kumandası. Hız sabitleyici sistem. Hız kontrolü. Hız programlayıcısı. Seyahat kumandası. Hız kontrol düzeni. Hız sabitleyici. Hız limitörü.
Cruiser weight : Yarı ağır siklet.
Cruising taxi : Ağır ağır yolcu arayan taksi.
Cruise missile : Cruise füzesi. Kruz füzesi. Güdümlü nükleer füze. Seyir füzesi.
Cruise along : Dolaşmak.
İngilizce Cruising Türkçe anlamı, Cruising eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cruising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Journey : Yolculuk etmek. Sefer. Seyahat. Gezinti yeri. Seyahat etmek. Geziye çıkmak. Yolculuk yapmak. Mesafe.
Coasting : Taşıtın motoru vites kutusundan ayrılmış durumda iken sürülmesi. Kızakla kayma. Yavaşlatma. Kıyı seyri. Kabotaj. Yokuş aşağı koyverme.
Aviations : Havacılık. Hava ulaşımı. Tayyarecilik. Uçak kullanma becerisi veya pratiği.
Travel : Gazlamak. Kaçmak. Seyahat etmek. Yolculuk yapmak. Dolaşmak. İşlemek. Topuklamak. Gezmek. Tüymek. Seyahat.
Coastings : Taşıtın motoru vites kutusundan ayrılmış durumda iken sürülmesi. Kıyı seyri. Yavaşlatma. Kızakla kayma. Yokuş aşağı koyverme. Kabotaj.
Traffics : Gidiş geliş. Yolculuk etmek. Değiş tokuş etmek. Ticaret. Ticareti yapmak. Trafik. İş yapmak. Karanlık işler yapmak. (yasadışı) ticaret yapmak.
Flighted : Kaçma. Böcek sürüsü. Yağmur (kurşun, ok vb). Uçmak. Basamak. Kuş sürüsü. Sürü. Uçakla seyahat. Akış.
Wafts : Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). Sürüklemek. Taşımak. Taşımak (hava veya su). Götürmek. Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Hafif koku. Taşımak (hava, su vb.). El işareti.
Wafted : Sürüklemek. Götürmek. Hafif koku. Taşımak (hava veya su). Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Taşımak. Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). Taşımak (hava, su vb.). El işareti.
Ford : Cumhurbaşkanı richard nixon'un istifa etmeye mecbur kaldıktan sonra nixon'un yerine geçen amerika birleşik devletleri'nin 38'inci cumhurbaşkanı (1974-1977). Soyadı. Irmak geçidi. Irmakta yürüyerek geçilen sığ yer. Gerald rudolph ford (1913-2006). Henry ford (1863-1947) abd otomobil üreticisi. Geçit. Irmağın sığ geçit yeri. Sığ yerden yürüyerek geçmek. Sığ geçit.
Cruising synonyms : excursion, flying, flights, flighting, traversal, trafficked, destructive, waft, flight, abn, navigational, fording, expedition, headways, journeyed, homing, headway, constant velocity, pattern, treks, navigation, devastating, constant speed, trek, peregrinations, volitation, travelling, traverse, itinerary, course, flyings, traveling, trip.
Cruising zıt anlamlı kelimeler, Cruising kelime anlamı
Constructive : Yararlı. Dolaylı. İnşaat. Yapıcı. İnşaatla ilgili. Konstrüktif. Olumlu. Yaratıcı. Yapısal. Geliştirici.
Falling : Düşen. Düşüş. Düşük. Düşme. Sukut. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Alçalan.

Bu kısımda Cruising kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cruising ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cruising anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cruising ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.