Cucumber türkçesi Cucumber nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Hıyar.
- Salatalık.
- Kabakgiller (cucurbitaceae) familyasından, erkek ve dişi çiçekleri ayrı olan, ovaryum alt durumlu, bakka tipi meyveleri olan, sarılıcı, kaba tüylü, tek yıllık kültür bitkisi. salatalık.
Cucumber ile ilgili cümleler
English: Germans have been warned not to eat cucumbers.
Turkish: Almanlar salatalık yememeleri konusunda uyarıldı.
English: How come you ate the cucumber, you dimwit? You knew that I wanted to make a cucumber mask!
Turkish: Neden benim salatalığımı yedin seni zavallı salak? Salatalıktan maske yapmak istediğimi biliyordun!
English: Ali hardly ever eats cucumbers.
Turkish: Ali neredeyse hiç salatalık yemez.
English: The killer cucumber is sexist.
Turkish: Katil salatalık cinsiyet ayrımı yapıyor.
English: I am eating a cucumber.
Turkish: Ben bir salatalık yiyorum.
Cucumber ingilizcede ne demek, Cucumber nerede nasıl kullanılır?
Cucumber tree : Bir manolya çeşidi.
As cool as a cucumber : Kılı kıpırdamaz. Soğuk. Kayış gibi. Soğuk kanlı. Serin kanlı. Buz gibi (insan).
As cool as cucumber : Aşırı soğukkanlı. Antipatik. Kıl.
Cool as a cucumber : Çok sakin. Soğukkanlı. Duygusuz. Kayıtsız.
Sea cucumber : Deniz hıyarı. Denizhıyarı. Hıyar şeklinde uzun bedeni olan deniz omurgasızı.
Squirting cucumber : Cırtatan. Acıdülek. Sulu bir meyve veren yabani bir bitki. Şeytan keleği. Acı kavun. Eşek hıyarı. Kabakgiller (cucurbitaceae) familyasından, çok yıllık, sarı çiçekli, sonbaharda olgunlaşan meyvelerine dokunulduğunda patlayarak etrafa tohumlarını saçan otsu bir bitki. cırtlangıç, acı dülek, cırtlak, eşek hıyarı. Acı dülek. Eşekhıyarı.
Sea cucumbers : Deniz hıyarı. Denizhıyarları. Hıyar şeklinde uzun bedeni olan deniz omurgasızı. Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (echinodermata) alt filumundan, vücutları az çok uzun ve yuvarlak, iskeletleri azalmış, ağız ve amis karşılıklı iki uçta bulunan ve ağız çevresinde dokunaçları olan, denizlerin sığ yerlerinde yaşayan türleri olan bir sınıf. bayağı denizhıyarı (holothuria tubulosa) türü yaygındır. Denizhıyarı.
Cucurbit : Kabakgiller. Sukabağı.
Cucullate : Külahlı. Başlıklı.
Cucumbers : Salatalık. Hıyar.
İngilizce Cucumber Türkçe anlamı, Cucumber eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cucumber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Bastard : İt. Bayağı. Alışılmamış. Evlilik dışı çocuk. Adam. Çizgi dışı. Puşt. Adi herif. Piç (argo terim). Alçak herif.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Prick : İğne. Vicdanını sızlatmak. Mıh değmesi. Batırma. Vurmak (silahla). Ahmak. Acıtmak (deriye batan diken vb). Yaralamak. Sivri bir şeyi -e batırmak. Dikmek (bitki).
Cucumber synonyms : cucumis, cucumis sativus, genus cucumis, melon vine, cucumber vine, acacia, veggie, arsehole, melon, a cells, wanker, veg, aardwolf, cucumbers, abambulacral area, dickhead, a chromosome, duffers, jackass, aardvark, nob end, cukes, cuke, a cell, sod, abramis zone, duffer, gherkin, vegetable.
Cucumber zıt anlamlı kelimeler, Cucumber kelime anlamı
Oblate : Basık. Kutupları yassılaşmış. Kendini manastıra adamış kimse. Yassı. Manastır hayatına kendini adamış.
Cucumber ingilizce tanımı, definition of Cucumber
Cucumber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A creeping plant, and its fruit, of several species of the genus Cucumis, esp. Cucumis sativus, the unripe fruit of which is eaten either fresh or picked. Also, similar plants or fruits of several other genera. See below.

Bu kısımda Cucumber kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cucumber ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cucumber anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cucumber ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.