Hıyar nedir, Hıyar ne demek

Hıyar; bitki bilimi, hukuk alanlarında kullanılan bir terimdir. kökeni arapça, farsça dillerine dayanır.

Biyoloji'deki anlamı:

Kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından, erkek ve dişi çiçekleri ayrı olan, ovaryum alt durumlu, bakka tipi meyveleri olan, sarılıcı, kaba tüylü, tek yıllık kültür bitkisi. Salatalık.

İngilizce'de Hıyar ne demek? Hıyar ingilizcesi nedir?:

cucumber

Fransızca'da Hıyar ne demek?:

concombre

Hıyar hakkında bilgiler

Hıyar (Cucumis sativus), kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından bir bitki türü ve meyvesine verilen ad. Anayurdunun Kuzey Hindistan olduğu sanılan bitkinin tarımı çok eski dönemlerden beri yaygın olarak yapılmaktadır.

Hıyarın, sarılgan özellikteki ince yapılı ve boğumlu gövdesi, beş köşeli ya da 3-5 loplu tüylü yaprakları ve yaprakların koltuğundan çıkan tek eşeyli sarı çiçekleri vardır. Kimi zaman dikenli, parlak yeşil renkli bir kabukla örtülü ince uzun ve silindirimsi meyvelerinin içinde çok sayıda tohum bulunur.

Bu bitki her türlü iklimde yetişir fakat tundrada yetişemez. Bol su seven bu bitki kurak yerlerde yetişmez. İç anadoluda tarımı yaygındır. Gübre kullanımı ile verim artırılır. Zirai ilaç kullanılması doğa ve bitki için zararlıdır ve tavsiye edilmez.

 

Besin değeri düşük bir sebze olan hıyarın en çok salata (ki bazıları adına salatalık der) ve turşusu yapılır. Tohumlarından kurt düşürücü olarak da yararlanılır; bazik özellikteki özsuyu çeşitli kozmetik ürünlerinin bileşimine girer.

Hıyar anlamı, tanımı:

Kabak : Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Tüysüz, dazlak. Kısa boynuzlu hayvan. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

Yeşil : Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Olmamış, ham (meyve). Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Bu renkte olan.

Ürün : Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Eser.

Salatalık : Salata yapmak için kullanılan. Hıyar.

 

Hıyarağa : Hıyarağası.

Hıyarağası : Görgüsüz, kaba saba, yontulmamış (kimse), hıyarağa.

Hıyaroğluhıyar : Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.

Hıyarşembe : Baklagillerden, siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki, Hint hıyarı (Cassia fistula).

Acı hıyar : İt hıyarı.

Denizhıyarı : Denizhıyarlarından, boyu santimetre kadar olabilen, yuvarlak ve yumuşak vücutlu, derisi dikenli bir hayvan (Holothurion).

Eşek hıyarı : İt hıyarı.

Hint hıyarı : Hıyarşembe.

İt hıyarı : Kabakgillerden, çok yıllık, sarı çiçekli, meyvelerinin öz suyu iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki, acı hıyar, eşek hıyarı, karga düleği (Ecballium elaterium).

Denizhıyarları : Örnek hayvanı denizhıyarı olan derisi dikenliler sınıfı, holotüritler (Holothurion).

Hakkıhıyar : Seçme hakkı.

Hıyarağalık : Hıyarağa gibi davranma.

Hıyarcık : Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması.

Hıyarlaşmak : Kaba saba, budalaca davranışlarda bulunmaya başlamak.

Hıyarlık : Kaba saba, budalaca davranma durumu.

Hıyarlık etmek : Hıyarlaşmak.

Dilenciye hıyar vermişler de eğri diye beğenmemiş : "hem gereksinim duyduğu konuda yardım istiyor hem de yapılmış olan yardımı küçümsüyor" anlamında kullanılan bir söz.

Meyveli : Meyve ile yapılmış, içinde meyve bulunan. Meyvesi olan, meyve veren, yemişli. Yaratıcı olan, olumlu bir şey ortaya koyabilen.

Sürüngen : Sürünerek giden (hayvan). Yere yatay olarak uzanan (sap veya kök).

Yıllık : Bir yıl için, senelik, senevi. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname. Bir yıl içinde olan. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak. Bir yılda verilen ücret. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılda bir yapılan.

Otsu : Ot gibi olan, gövdesi odunlaşmayan, kısa ömürlü (bitki), otsul.

Görgüsüz : Görgüsü olmayan.

Budala : Zekâca geri olan (kimse), alık. Ahmak, bön. Bir şeye aşırı düşkün.

Seçmek : Birine oy vererek bir göreve getirmek. Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Farklı görmek, üstün görmek. Tercihini bir yönde kullanmak. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek.

Familya : Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Taneleri iri. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.

Saba : Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. Sabah yeli.

Hıyar karabeneği : Hıyar meyvesinde külrengi, yaprağında koyu esmer benekler yaparak, özellikle yağışlı havalarda çürümelere yol açan ilkel mantar.

Hıyar kesen : Bitkilerin köklerini keserek zarar veren bir çeşit böcek, danaburnu.

Hıyar medüzü : Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünün, ktenoforlar (Ctenophora) filumundan, 16 cm kadar uzunlukta, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan bir tür. Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünün, ktenoforlar (Ctenophora) şubesinden, 16 cm kadar uzunlukta olabilen, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu’nda yaşayan bir tür. (Beroe ovata): Sölentereler (Coelenterata) alt-bölümünün ktenoforlar (Ctenophora) filumdan bir tür. Uzunluğu 16 cm. Akdeniz ve Atlantik Okyanusunda yaşar.

Hıyarcıklı veba : Yersinia pestis adlı bakterinin, sıçanlardan pirelerle taşınması sonucu oluşan, geçmişte insanlarda septisemi, pnömoni ve kasık lenf yumrularının yangısıyla belirgin geniş çapta salgınlara neden olabilen şiddetli seyirli hastalık.

Hıyarlama : Ham kavun, kelek.

Hıyarlaşma : Hıyarlaşmak işi.

Diğer dillerde Hıyar anlamı nedir?

İngilizce'de Hıyar ne demek? : n. cucumber

Fransızca'da Hıyar : concombre [le]

Almanca'da Hıyar : n. Gurke, Option

Rusça'da Hıyar : n. огурец (M), альтернатива (F)