Cultivated plants türkçesi Cultivated plants nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Kendiliğinden yetişen bitkilere karşılık, insan eliyle yetiştirilen ve "tarım" denilen ekonomik etkinliği yaratan bitkilerin tümü.
  • Kültür bitkileri.
  • Yetiştirim bitkileri.

Cultivated plants ingilizcede ne demek, Cultivated plants nerede nasıl kullanılır?

Cultivated : Düzeyli. Kültürlü. Görgülü. Seviyeli. İşlenmiş. Ekili. Bayındır. Terbiyeli.

Plants : Vurmak. Bırakmak. Yeşillendirmek. Saklamak. Adam koymak. İndirmek. Kurmak. Gizlemek. Yutturmak. Aşılamak (fikir).

Cultivated agricultural fields : Buğday, arpa, mısır gibi tek dönemlik tohumlu bitkilerin ekildiği tarım arazileri. Ekili tarım arazileri.

Cultivated agricultural lands : Buğday, arpa, mısır gibi tek dönemlik tohumlu bitkilerin ekildiği tarım arazileri. Ekili tarım arazileri.

Cultivated area : Ekiliş alanı. Tarım alanı. Ekilen alan.

Cultivated field : Ürün yetiştirmek için hazırlanmış olan tarla. Sürülmüş toprak. İşlenmiş arazi.

İngilizce Cultivated plants Türkçe anlamı, Cultivated plants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cultivated plants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

 

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma.

Air route : Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu.

Cultivated plants synonyms : agricultural production, agricultural co operative, aboriginal population, ageing of the population, agricultural specialisation, culture plants, alluvial deposit.