Cultural inheritance türkçesi Cultural inheritance nedir
- Kültürel miras.
- Bazı karakter ve davranışların, genlerle kalıtım olmaksızın, dölden döle taşınması.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Kültürel kalıtım.
Cultural inheritance ile ilgili cümleler
English: This is the cultural inheritance of independence.
Turkish: Bu, bağımsızlığın kültürel mirasıdır.
Cultural inheritance ingilizcede ne demek, Cultural inheritance nerede nasıl kullanılır?
Cultural : Ziraat. Ekinsel. Kültürel.
Inheritance : Kalıt. İrsiyet. Kişinin ölümünde kalıtlarına geçen mal, hak ve borçların tümü. Veraset. Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması, ırsiyet. bir bireyin genetik yapılanması. Miras. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalıtım. Soyaçekim. Tereke.
Cultural anthropology : Budunbilimin karşılığı olan ve kültürü inceleyen insanbilimsel dal. Kültürel antropoloji. Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnsanı, toplumsal ve kültürel davranışları bakımından inceleyen ve kazıbilim ile budunbilimi de kapsayan insanbilim kolu. Kültürü tüm konu ve sorunlarıyla inceleyen bilim dalı. bk. insanbilim. krş. halkbilim. Budunbilim. Kültürel insanbilim.
Cultural attache : Kültür ataşesi. Yabancı bir ülkenin kültürel konularıyla ilgili eğitilmiş olan diplomatik delege.
Cultural background : Kültürel birikim.
Cultural barrier : Kültür engeli. Kültürel engel.
İngilizce Cultural inheritance Türkçe anlamı, Cultural inheritance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cultural inheritance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Cultural heritage : Milli özellikler. Kültür mirası. Bir kültürden miras olarak alınmış özellikler ve gelenekler.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Cultural inheritance synonyms : aardvark, abiotic environment, abductor muscle, aardvarks, a cell, a site, abramis zone.

Bu kısımda Cultural inheritance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cultural inheritance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cultural inheritance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cultural inheritance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.