Culture diffusion türkçesi Culture diffusion nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Ekin öğelerinin, ekin karmaşıklarının içinde oluştukları toplum ya da toplumsal kümeden başka toplumlara, toplumsal kümelere yayılması.
  • Kültür yayılımı.
  • Ekin yayılması.

Culture diffusion ingilizcede ne demek, Culture diffusion nerede nasıl kullanılır?

Culture : Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi. Geliştirme. Terbiye. Bir toplumun tüm yaşam tasarımı ya da geçmişten aktardığı ve yeniden biçimleyerek geleceğe taşıdığı kalıt. Ekim. Üretme. Hars. Kültür. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

Diffusion : Diffüzyon. Molekül, iyon gibi taneciklerin yüksek yoğunluklu bir alandan düşük yoğunluktaki bir alana doğru net akışı. derişim farkı artışı, moleküllerin küçük oluşu, difüzyon bölgesinin yüzey alanının büyük olması, ısı artışı gibi faktörler difüzyon hızını artırır. Moleküllerin ya da iyonların yüksek konsantrasyonlu bir alandan düşük konsantrasyonlu alana geçişleri. Yayın. Kültür öğelerinin ya da kültür karmaşalarının coğrafya bakımından yer değiştirerek bir toplumdan başka bir topluma yayılması süreci. Bir uçunun, bir sıvının ya da bir çözeltinin özdeciklerinin devinimleri yüzünden tektürelleşmesi. Yayılma. Dağılma. Moleküllerin veya iyonların hareket enerjileriyle çok yoğun ortamdan az yoğun ortama hareket etmesi. Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması.

 

Culture area : Orta bölümlerinde özdeş, yan bölümlerinde oldukça türdeş gelenek ve görenekler saptanan bölge. bk. sınıf. Bir ya da birkaç benzer kültürün hakim olduğu bölge. Kültür alanı. Kültür bölgesi. İçinde, az ya da çok birbirine benzer kültürlerin bulunduğu coğrafya bölgesi.

Culture change : Kültür değişmesi. İç ya da dış etmenler sonucu bir kültürün davranış kalıplarında ve örneklerinde (tiplerinde) ortaya çıkan değişme süreci. Bir kültüre ilişkin özelliklerin türlü etmenlerle zaman içinde değişmesi.

Culture circle theory : Kültür çevresi kuramı. Ayrı yerlerdeki kültürler arasındaki benzerliklerin yalnızca birtakım kültür öğelerini içine almayıp, aynı zamanda tüm kültür karmaşalarını, üstelik kültür çevrelerini de içine aldığını ileri süren kuram.

Culture complex : Kültür karmaşası. Birbirine bağlı olan ya da bir ana öğe çevresinde kümelenen kültür öğelerinin bütünü. Ekin karmaşığı. Genellikle temel bir özellik yöresinde birbiriyle örülmüş ekinsel özellikler demeti. temel bir ekinsel özellikle bağlantılı etkinlikler dizisi.

 

İngilizce Culture diffusion Türkçe anlamı, Culture diffusion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Culture diffusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş kümesi. Yaş grubu.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Acculturation : Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürel uyum. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürel etkileşim. Kültürlenme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Ekinsel yozlaşma. Kültürleşme.

Affection : Düşkünlük. Duygusal yakınlık. Hastalık. Alaka. Duygulanım. Sevgi. Etkileme. Muhabbet. Meyil.

Alienation : Yabancılaştırma. Uzaklaşma. Yabancılaşma. Aliyenasyon. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Devir. Soğutma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Yabancı emek. Ötekileştirme.

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Abilities : Beceri. İktidar. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler. Güç. Yetenek. Kabiliyet. Yeterlik.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Culture diffusion synonyms : agnation, agression, age distribution, aesthetic, adaptive behavior, age grade.