Curare türkçesi Curare nedir
- Kas gevşeticileri üretmek için kullanılan ve eskiden kızılderililer tarafından kullanılmış olan zehirli madde.
- Kürar.
- Kürare.
- Kürar bitkisi.
- Bitkilerden elde edilen ve afrika yerlileri tarafından oklara zehir olarak sürülen, alkaloit madde içeren ve sinir uçlarında impuls iletimini engelleyerek felçlere sebep olan bir nörotoksin.
- Kurar.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Ok zehiri.
- Tropikal bitkiden elde edilen.
Curare ingilizcede ne demek, Curare nerede nasıl kullanılır?
Curares : Kurar. Kürar. Kürare.
Curari : Kürar. Tropikal bitkiden elde edilen zehirli madde.
Curarization : Kürarizasyon. Kürarlama. Kürar ile tedavi etme (ayrıca curarisation). Kürar vererek uyuşturma işlemi (tropikal bitkiden elde edilen zehirli madde ). Hastaya kürar vererek kaslarda ileri derecede gevşeme meydana getirme. Kürar ile tedavi etme.
Curarize : Kürar ile tedavi etmek (ayrıca curarise). Kürar vermek. Kürar uygulamak (tropikal bitkiden elde edilen zehirli madde). Kürar vererek zehirlemek.
D tubocurarin chloride : D-tübokürarin klorür. Nöromusküler kavşaklarda depolarizasyonsuz blok yapan, kürar adlı bitkisel kaynaklı ekstrenin etkin maddesi, tubokürarin.
Tubocurarin : Tubokürarin. D-tubokürarin.
Precurarisation : Prekürarizasyon. Süksinilkolinin neden olduğu kas ağrısının yaygınlığını azaltmak için süksinilkolin enjeksiyonundan 3 dakika kadar önce, depolarizasyonsuz blok yapan bir ilacın, mutad felç edici dozunun 1/10-1/5ine eşit ufak dozda uygulanması işlemi.
Curacies : Papaz yardımcılığı.
Curably : Tedavi edilebilir bir şekilde. İyileştirilebilir. İyileştirilebilir bir biçimde. Tedavi edici bir şekilde.
Curability : Tedavi edilebilirlik.
İngilizce Curare Türkçe anlamı, Curare eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Curare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Ouabain : Afrika ağacından elde edilen ve kalbi uyarmak için kullanılan toksik madde (tıp veya medikal terimi).
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Curari : Tropikal bitkiden elde edilen zehirli madde.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.
Alkaloid : Alkaloit ile ilgili. Alkaloid ile ilgili. Bitkilerde bulunan ve yapısında amin (nh2) grubu içeren, suda çözünmezken alkol ve diğer organik çözücülerde (eter, kloroform) kolaylıkla çözünebilen, yapısında oksijen içerenleri, beyaz toz halinde bulunurken (morfin, sitriknin); oksijen molekülü içermeyenleri sıvı halde (nikotin) olan, bazik nitelikli bileşiklerin genel adı. Morfin cinsi ilaçlar. Alkaloit.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.
Curare synonyms : plant toxin, tubocurarine, abo blood groups system, abductor muscle, aardvark, abacus bodies, curares, neuromuscular blocking agent, acacia, phytotoxin, a protein, aardwolf, a cells, abramis zone.
Curare ingilizce tanımı, definition of Curare
Curare kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A black resinoid extract prepared by the South American Indians from the bark of several species of Strychnos (S. toxifera, etc.). It sometimes has little effect when taken internally, but is quickly fatal when introduced into the blood, and used by the Indians as an arrow poison.

Bu kısımda Curare kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Curare ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Curare anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Curare ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.