Curatorship türkçesi Curatorship nedir

Curatorship ingilizcede ne demek, Curatorship nerede nasıl kullanılır?

Curatorships : Kayyımlık. Vesayet. Vasilik. Velilik. Velayet.

Procuratorship : Vekalet. Vekillik.

Curators : Müze müdürü. İdareci. Veli. Sorumlu. Galeri müdürü.

Procurators : Temsilci. Vekil. Eski roma'da maliye memuru.

Chief curator : Baş idareci. Baş bakıcı. Baş kapıcı. Baş gardiyan.

Procurator : Vekil. Temsilci. Eski roma'da maliye memuru.

Procuratory : Vekalete ait.

Curatorial : Vasiye veya onun yükümlüklerine ait veya ilgili. Vasilik. Vasi. Vasiye ait.

Curator : Galeri müdürü. Kuratör. Müdür (kütüphane, müze vb). Müze yöneticisi. Vasi. Küratör. Sorumlu. Müdür. Veli. Müze müdürü.

İngilizce Curatorship Türkçe anlamı, Curatorship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curatorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guardianships : Vekillik. Koruma. Koruyuculuk. Muhafızlık. Himaye.

Position : Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Hal. Durum. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Rütbe. Durmak (bir yerde). Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Yerleştirmek.

 

Wardenship : Muhafızlık statüsü veya ofisi. Reislik. Muhafızlık. Gardiyanlık.

Office : Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Ajans. Devlet dairesi. İş. Makam. Dini tören. Kalem. Ambar. Yazıhane. Hizmet.

Directorates : Müdürler kurulu. Yöneticilik. İdarecilik. Yönetim kurulu. Direktörlük.

Place : Yerleştirmek. Hane. Sıra. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Yerleşim yeri. Statü. Oturtmak. Kim olduğunu çıkarmak. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Vermek (para).

Custodianship : Muhafıza ilişkin ifade. Muhafaza hizmeti sağlama. Gözetim altında olma. Muhafız konumu ve sorumlulukları. Gözetim altında bulundurma durumu.

Ward : Servis. Bir kentin, bir kasabanın, büyükçe bir köyün, yönetim bakımından bölündüğü, yapı bölgeciklerinden ve insan topluluklarından oluşan en küçük parçalardan her biri. bk. komşuluk birimi. Geçiştirmek. Vesayet altındaki çocuk. Korumak. Koruma. Koğuş. Vesayet altındaki kimse. Önlemek.

Curatorship synonyms : principalship, curatorships, tutelar, directorships, executorship, trusteeships, situation, managements, post, tutor, wardships, directorate, tutelages, directorship, management, curatorial, tutelage, billet, berth, tutorship, wardship, conservatorship, tutelary, guardianship, direction, headship, trusteeship, custody, spot.

Curatorship ingilizce tanımı, definition of Curatorship

Curatorship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office of a curator.