Curred türkçesi Curred nedir

Curred ile ilgili cümleler

English: A bright idea occurred to me.
Turkish: Aklıma parlak bir fikir geldi.

English: A good idea occurred to me at that time.
Turkish: O zaman aklıma iyi bir fikir geldi.

English: "This conversation never occurred." - "What conversation?"
Turkish: "Bu sohbet hiçbir zaman olmadı." - "Hangi sohbet?"

English: A big earthquake occurred in Tokyo.
Turkish: Tokyo'da büyük bir deprem oldu.

English: A big earthquake occurred in India yesterday.
Turkish: Dün Hindistan'da büyük bir deprem oldu.

Curred ingilizcede ne demek, Curred nerede nasıl kullanılır?

An error occurred : Hata oluştu. Yanlış hesaplama yapıldı. Bir yanlış yapıldı.

Concurred : Aynı zamanda olmak. Kesişmek. Aynı zamana rastlamak. Hemfikir olmak. Uyuşmak. Aynı zamana denk gelmek. Rastlamak. Razı olmak. Elbirliği yapmak. Kesiştirmek.

Errors occurred : Hatalar oluştu. Meydana gelen hatalar. Yanlış giden şey.

Incurred : Uğramak. Girmek. Yakalanmak. Tutulmak. Yaratmak. Maruz kalmak.

Nonconcurred : Uyumlu olmayan. Düzenli olmayan uyum sağlamayan.

Currencies : Para. Tedavül. Değer. Döviz. Dolaşım. Geçerlilik. Devir. Geçerlik. Yaygınlık.

Currency area : Para alanı. Ortak para biriminin kullanıldığı ülke grubuna verilen ad. ulusal para birimlerinin sabit kurlardan birbirine bağlandığı ülke grubu.

 

Currency bills : Yabancı poliçe. Belgitteki imzanın elyazısı ile atılması koşuluna bağlı ve yasasına göre buyruğuna yazılı sayılan çek, ödek ve borç belgitleri. Kambiyo senedi. Kambiyo belgitleri.

Currency : Para. Değer. Sirkülasyon. Döviz. Geçerlik. Yaygınlık. Nakit para. Revaç. Devir.

Currency basket : Para sepeti. Herhangi bir ülkede tedavüldeki para miktarı. Sepet kur. Birden fazla para biriminin eşit veya farklı ağırlıklarıyla oluşturulan hesap birimi. Döviz sepeti. Sepet para.

İngilizce Curred Türkçe anlamı, Curred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Verbalize : Fiile çevirmek. Sözcüklere dökmek. Sözle ifade etmek. Sözle anlatmak. Dile getirmek. Sözcüklerle ifade etmek. Söze dökmek. İfade etmek. Sözlü ifade edilmek. Açıklamak.

Latest : En geç. En son. Yeni. En yeni. Son. Son çıkan.

Contemporary : Eş zamanlarda yaşamış olan. Günümüze ait. Çağcıl. Asri. Muasır. Aktüel. Modern. Çağdaş. Yaşıt. Aynı zamana ait.

Coo : Üveymek. Öpüşüp koklaşmak. (kumru gibi) ötmek. Cilveleşmek. Ötmek. Kumru gibi ötmek. Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi. Chief operating officer (baş işletme görevlisi).

Currency : Para. Sirkülasyon. Para birimi. Sürümdeki para. Döviz. Satakta sürümde bulunan kağıt ve madeni para. Sürüm aracı. Dolaşım. Para, altın, gümüş ve kağıt para. para yerine geçen çek, ödek gibi değerli belgitler. Yaygınlık.

 

Chirp : Cırıltı. Cıvıltı. Cırıldama. Cırıldamak. Cırlamak. Cıvıldar gibi sesler çıkarmak. Neşe.

Chipper : Yüzey pürüzlendirici. Gevezelik etmek. Şevkli. Yonga makinesi. Çene çalmak. Sohbet etmek. Cıvıltılı sesler çıkarmak. Neşeli. Kuş gibi cıvıldamak.

Online : Hatta. Online olarak. Çevrimiçi. (bilgisayar) çevrimiçi. Devrede. Bağlı. İnternet aracılığı ile bulunabilir olan. Dizimde. Çevrimde. Bağlantılı.

Live : Sürmek (yaşam veya ömür). İkamet etmek. Beslenmek. Yaşamak. Geçirmek. Akım açık. Yaşamak (hayat). Naklen. Geçinmek. Hayatın tadını çıkarmak.

Imprecate : Beddua etmek. Lanet okumak.

Curred synonyms : occurrent, give tongue to, on going, cuss, up to the minute, swear, utter, currentness, verbalise, chittering, underway, chippered, up to dateness, curr, actual, chirps, chirruping, chirrup, curring, on line, chirruped, cheeped, express, new, cheeps, afoot, up to date, topical, chirped, incumbent, modern, chitter, coos.

Curred zıt anlamlı kelimeler, Curred kelime anlamı

Old : Eski. ...yaşında. İhtiyar. Deneyimli. Büyük. Önceki. Eski zamanlar. Köhne. Pişkin. Kart.

Straight line : Düz çizgi. Doğru hat. Doğru. Düz doğru. Düz çizgili.

Curred antonyms : nonmodern, noncurrent.