Cutset türkçesi Cutset nedir

  • Kesi kümesi.

Cutset ingilizcede ne demek, Cutset nerede nasıl kullanılır?

Cutset matrix : Kesi matrisi.

Fundamental cutset : Temel kesi kümesi.

Cuts both ways : Yararı kadar zararı da var.

Cold cuts : Söğüş. Şarküteri etleri. Söğüş et. Sosis. Domuz eti ürünleri. (kanada & abd) pişirilmiş soğuk et dilimleri (salam, hindi, ciğerli sosis, sucuk, jambon gibi).

Pay cuts : Maaş kesintisi. Maaş azaltmak.

Spending cuts : Harcama kesintisi.

Crosscuts : Enine kesen. Kroskat. Enine kesit. Enine kesiş. Suyuna dik. Enine kesilmiş. Başkesit. Enine kesim. Enine. Suyuna dik kesme.

Microsoft access module shortcuts : Microsoft access modül kısayolları.

Intercuts : Ara çekim (film).

Microsoft access query shortcuts : Microsoft access sorgu kısayolları.

İngilizce Cutset Türkçe anlamı, Cutset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cutset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clapperclaw : Tırnaklarla tırmalamak. Pis bir dil kullanmak. Sövmek. Argo bir dil kullanmak. Küfretmek.

Shout : Bağırarak söylemek. Seslenmek. Kışkırmak. Ses. Haykırmak. Bağırış. Bağırmak. Banlamak. Haykırış. Çağırmak.

Cuss : Küfür. Adam. Sövmek. Huysuzluk. Herif. Lanetlemek. Tip. Lanet. Genç adam. Küfretmek.

Blaspheme : Küfretmek. Küfretmek (dine). Dine küfretmek. Sövmek. Dinsel konularda saygısızca konuşmak. Saygısızlıkta bulunmak. Allah hakkında kötü konuşmak. Kutsal şeylere saygısızlık.

 

Abuse : Tecavüz etmek. Fesat. Suistimal etmek. Yanlış işlem. içgüdüsünü kötüye kullanma. Çirkin sözler söylemek. Suiistimal etmek. Sövgü. Kötüye kullanmak. Küfretmek.

Verbalize : Açıklamak. Sözcüklere dökmek. Sözcüklerle ifade etmek. İfade etmek. Sözle ifade etmek. Dile getirmek. Söze dökmek. Sözle anlatmak. Sözlü ifade edilmek. Fiile çevirmek.

Swear : Yemin etmek. Andiçmek. Sövmek. Yemin ettirmek. Küfretmek.

Blackguard : Sövüp saymak. Alçak herif. Hain. Küfürbaz. Küfretmek. Hergele. Rezil. Edepsiz kimse. Terbiyesiz. İt.

Express : Düşüncelerini belirtmek. Özel. Kesin. Sarih. Ekspres. Ekspresle göndermek (mektup). Belli. Açık etmek. Hızlı. İfade etmek.

Utter : Su katılmadık. Çıkarmak (inilti veya ses). Kesin. Basmak (çığlık). Bütün. Mutlak. Söylemek. Basmak. Ses çıkarmak. Tam.

Cutset synonyms : give tongue to, imprecate, cut set, verbalise.

Cutset zıt anlamlı kelimeler, Cutset kelime anlamı

Middle : Orta yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vasat. Bel. Göbek adı. Vasati. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Ortadaki. Ara. Aradaki.

Death : Ecel. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Son. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite. Helak. Ölme. Fevt. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Azrail.

End : Amaç. Sona erdirmek. Uç çekit. Ölüm. Taraf. Son. Sonuç. Sona ermek. Son bulmak. Uç.

Cutset antonyms : blessed.