Döndü nedir, Döndü ne demek

Döndü; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gittiği yerden geri gelen.

Din değiştiren, dönme.

Henüz evlenmemiş kız.

Döndü isminin anlamı, Döndü ne demek:

l. Henüz evlenmemiş kız. Gittiği yerden geri gelen. Döndü ismi; Türkçe kökenli olup bir Kız ismidir.

Döndü ile ilgili Cümleler

  • “Anasının gözü kardeşi, işi gücü fırıldak çevirmek.”
  • “Her söyleşisinde lafı döndürüp dolaştırmasından bıkmışlardı.”
  • Döndüğünde beni telefonla ara.
  • Tom'un geri döndüğüne emin misin?
  • “İleride işler yapmaya, dolaplar çevirmeye başlarsa kendi de bundan istifade edecekti.”
  • Döndüğümde yardım edeceğim.
  • “Beyefendi dalaveresini döndüreceği yerleri adamlarından hiç kimseye söylemedi.”
  • Döndüğümü sana kim söyledi?
  • Geri döndün, değil mi?
  • Döndüğüne sevindim, Marry.
  • Ali sola dönmesi gerekirken sağa döndü.
  • “Millete mal olmuş şehitlerin, büyük hizmet sahiplerinin saygınlığı ulu orta yazboz tahtasına çevrilemez.”
  • Döndüğümde seni görecek miyim?
  • Soruşturma bir kaza sonucu ölüm olarak geri döndü.
  • O kısaca baktı ve dikişine geri döndü.
  • Herkes bize bakmak için döndü.
  • “Ordu karargâhına giriş, artık bir mabede çıkılıyor gibi baş döndürür.”
  • Döndüğü zaman ona sor.
  • Döndüğünü bana niye söylemedin?
 

Döndü ile ilgili Atasözü veya Deyim

baş döndürmek : başarıdan, gururdan, sevinçten çok mutlu duruma getirmek, aşırı heyecanlandırmak.

(bir şeyi) maymuna benzetmek (veya çevirmek veya döndürmek) : gülünç ve çirkin duruma sokmak.

curcunaya çevirmek (veya döndürmek veya vermek) : ortalığı karışık, gürültülü duruma sokmak.

dalavere çevirmek (veya dalaveresini döndürmek) : yalan dolanla gizlice kötü iş görmek.

dolap çevirmek (veya döndürmek) : hile ve dalavere ile iş yapmak.

fırıldak çevirmek (veya döndürmek) : isteğini elde etmek için hileli yollara başvurmak.

lafı döndürüp dolaştırmak : sözü uzatmak.

muma döndürmek (veya çevirmek) : her sözü dinler duruma getirmek, uslandırmak.

sözü döndürüp dolaştırmak : lafı döndürüp dolaştırmak.

yazboz tahtasına çevrilmek (veya döndürmek) : bir konuda art arda birbirini tutmayan kararlar alınmak.

Döndü tanımı, anlamı

Cevap döndürmek : Cevap vermek, itiraz etmek

Çarkı döndürmek : Geçimini sağlamak.

Çerinin yüzün döndürmek : Askeri hezimete uğratmak.

Çizi döndürücü : Döner yazı biçiminde hazırlanmış çizi gerecini devindiren alıcı-verici makaralı aygıt.

Döndür etmek : Tekrarlamak.

Döndürebilme : Döndürebilmek işi.

Döndürebilmek : Döndürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Döndürec : Sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan tahta araç.

Döndüreç : Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği. Sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan tahta araç.

Döndürek : Fırıldak denilen oyuncak. Topaç. [Bakınız: döndirek]. [Bakınız: döndelek]. [Bakınız: döndürgeç]. Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği.

 

Döndürgeç : Topaç. Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği. Çocukların çevirdikleri çember. [Bakınız: döndirek].

Döndürgü : İlk olarak yavrulayacak kısrak.

Döndürma : Kışa doğru ekilen tohum.

Döndürme ayan : Ön ve arka dişliler arasındaki orantının ayarlanmasıyla, çiftekercinin, çevirme gücünü yarışa, yola ve hava koşullarına göre düzenlemesi.

Döndürme çatalı : Doğum sırasında yavrunun pozisyonu düzeltmek amacıyla yavruyu uzun ekseni boyunca döndürmede kullanılan doğuma yardım aygıtı, rotasyon çatalı, Caemmerer çatalı.

Döndürme çubuğu : Bir ses aygıtında mıknatıslı kuşağın belirli bir hızla ve düzgün biçimde yol almasını sağlayan silindir biçiminde madensel çubuk.

Döndürmece : Her koşanın son sözcüğünü, sonraki koşanın ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan bir divan yazını söz sanatı. Ör. / Ey vücud-i kâmilin esrar-i hikmet masdarı / Masdarı zatın olan eşya sıfatın mahzarı / Mahzarı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretin / Safha-i eflâke nakşetmiş hutut-i ahteri / Ahteri mes'ut olan oldur ki tab-i pâk ilen / Kaabil-i feyz ola lütfundan safa-yı cevheri. (Fuzuli).

Döndürmeli ısıtma : Parçaları, kendi eksenleri çevresinde döndürerek yapılan ısıtma işlemi.

Döndürtme : Döndürtmek işi.

Döndürtmek : Döndürme işini yaptırmak.

Döndürü : Bir sözün iki karşıt anlama gelebilecek yolda kullanılması. Ör. / Tek gözüyle bunu yazmış hattat / Kâşki ikisi bir olsa idi.

Döndürücü saat : Irakgörürleri döndürerek yıldızların izlenmesini sağlayan saat düzeni.

Döndürügeç : Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği.

Döndürük : Topaç.

Döndürülme : Döndürülmek işi.

Döndürüm gücü : Santimetre küpünde bir gram ışımetkin özdek çözünmüş olan bir çözeltide ucayla ışığın uçaylanım düzleminin (derece olarak) dönme açısı.

Fıçıda döndürme : Metal yüzeylerdeki kum, kabuk, çıkıntı ve benzerleri pislikleri gidermek ereğiyle, bir döner fıçı içinde ve aşındırıcılı ortamda yapılan yüzey temizleme işlemi.

Geri döndürme : Damıtma kulelerinin tepe ürününü zenginleştirmek ve kulenin tepe sıcaklığını denetlemek için ürünün geriye, kuleye yollanan bölümü. Damıtma kulelerinin tepe ürününü zenginleştirmek ve kulenin tepe sıcaklığını denetlemek için ürünün geriye, kuleye yollanması. Organik Kimyada, herhangi bir karışımın geri soğutucu altında kaynatılması.

Gönül döndürmek : Mide bulandırmak.

Gövde döndürmek : Gövdeyi, ayakların durumu değişmeden uzunluğuna ekseninde sağa - sola döndürmek.

Işık döndürme : Örüt, çözelti ya da eriyiklerin, ucaylı ışığın ucaylanma düzlemini sağa ya da sola döndürme özelliği.

Kol döndürmek : Kolu, türlü tutuşlarda ve yüzeylerde içe-dışa, yukarı-aşağı yöneltmek.

Maymun döndürmek : Kamçı ile topaç çevirmek.

Tabak döndürme : Değnek ucunda tabak döndürmek gösterisi. Bir hokkabaz aynı anda beş altı tabak döndürebilir.

Yüz döndürmek : Yüz çevirmek, terketmek, iltifat etmemek.

Baş döndürücü : Şaşkına, serseme çevirici. Baygınlık verici. Çabuklukta olağanüstü, aşırı.

Döndürme : Döndürmek işi, irca, tahvil.

Döndürmek : Dönmesini sağlamak. Düzene koymak, yönetmek. bir duruma getirmek. Başarısız saymak, geri çevirmek. Çevirmek, bükmek.

Döndürülmek : Döndürme işine konu olmak.

Döndürüş : Döndürme işi.

Diğer dillerde Dönçel anlamı nedir?

İngilizce'de Dönçel ne demek ? : counter!