Dün nedir, Dün ne demek

Dün; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimzarf olarak kullanılır.

  • Bugünden bir önceki gün
  • Geçmiş.
  • Bugünden bir önceki günde.
  • Kısa bir süre önce.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düğün.

Geceleri dün dün diye öten bir kuş.

Teknik terim anlamı:

Gece.

Dün ile ilgili Cümleler

  • “Dün gece uyuyamadım da biraz başım ağrıyor.”
  • Ben nadiren alışveriş merkezine giderim ama dün gittim.
  • Ali dün öğleden sonra beni karşılamaya geldi.
  • Dün gece düzinelercesi tutuklandı.
  • Pazar olduğu için dün bütün gün uyudum.
  • O dün Jacob'la görüştü.
  • Dün gece çok kötü bir rüya gördüm.
  • Dün söyledi.
  • Dün Mustafa kendini bıçağıyla kesti.
  • O, dün gözaltından serbest bırakıldı.
  • Dün gece iyi bir gece geçirdin mi?
  • Dün kedimi hayvan hastanesine götürdüm
  • Tom'un dün gece çok uyuduğunu sanmıyorum.
  • Dün akşam eve giderken bir sağanağa yakalandım.
  • Bugünü anlamak için dünü bilmek gerek.
  • Paul dün gece bir kısa hikaye okuyordu.

Dün ile ilgili Atasözü veya Deyim

dün bir, bugün iki : “herhangi bir şeye başladığından beri çok az zaman geçtiği hâlde” anlamında kullanılan bir söz.

dün cin olmuş, bugün adam çarpıyor : “işinde ustalaşmadan hile yollarına başvuruyor” anlamında kullanılan bir söz.

dün öleni dün gömerler : “bir üzüntü sürdürülmemeli, unutulmaya çalışılmalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

 

yumurtadan daha dün çıkmış : “bilgiçlik taslayan toy kimse” anlamında kullanılan bir söz.

Dün tanımı, anlamı

Dün ateşi : Nerden çıktığı, kimin yaktığı belli olmayan ateş

Dün baskını : Gece baskını.

Dün buçuğu : Gece yarısı.

Dün dulpu : Geceleyin, gece vakti, bütün gece.

Dün düneği : Ev.

Dün içi : Gece ortası, gece vakti, geceleyin.

Dün namazı : Geceleri kılınan nafile namaz, teheccüt namazı.

Dün örtüsü : Yorgan.

Dün ü gün : Gece gündüz.

Dün yeli : Yaz geceleri batıdan esen rüzgâr.

Kara dün : Karanlık gece.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

Geceleri : Gece vaktinde. Her gece.

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.

Önceki : Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.

Gecele : Saksağan.

Öncek : İş önlüğü. Bebek önlüğü. Peştemal. Eteklik. Önce, önceden. Önlük, peştemal. Kadınların çalışma sırasında bellerine doladıkları peştemal. (Alayunt Kütahya). Dikdörtgen biçiminde kadın iş önlüğü. (Yalvaç Isparta). Önlük.

Günde : Her gün.

Bugün : İçinde bulunulan gün. İçinde bulunulan çağ, zaman. İçinde bulunulan gün içinde.

Düğün : Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

Diğer dillerde Dülger balığıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Dülger balığıgiller ne demek ? : john dorys