Dabbling türkçesi Dabbling nedir

  • Suyla oynamak.
  • Merak sarmak.
  • Amatörce uğraşmak.
  • Serpmek.
  • Sıçratmak.
  • Suda oynamak.
  • Su sıçratmak.
  • Takılmak.
  • Hafifçe ıslatmak.
  • Su serpmek.

Dabbling ingilizcede ne demek, Dabbling nerede nasıl kullanılır?

Dabblings : Suda oynamak. Su serpmek. Suyla oynamak. Merak sarmak. Amatörce uğraşmak. Takılmak. Su sıçratmak. Hafifçe ıslatmak. Serpmek. Sıçratmak.

Dabble : Takılmak. Sıçratmak. Suda oynamak. Amatörce uğraşmak. Hafifçe ıslatmak. Merak sarmak. Su serpmek. Suyla oynamak. Su sıçratmak. Serpmek.

Dabble agent : Yarı zamanlı seyahat acentesi (aşağılayıcı ifade).

Dabble at : Su serpmek.

Dabble in : İle amatörce uğraşmak. Bir şeyle amatörce ilgilenmek. Ara sıra uğraşmak. Yüzeysel olarak ilgilenmek.

Dabbler : Baştan savmacı. Laf olsun diye ilgilenen kimse. Meraklı. Baştansavmacı. Hevesli. Amatör. Şarlatan. Bir işe heves duyup girişme eğiliminde olan kimse.

Dabbled : Suda oynamak. Amatörce uğraşmak. Takılmak. Sıçratmak. Suyla oynamak. Merak sarmak. Hafifçe ıslatmak. Su serpmek. Su sıçratmak. Serpmek.

Dabbles : Merak sarmak. Sıçratmak. Amatörce uğraşmak. Suda oynamak. Hafifçe ıslatmak. Serpmek. Suyla oynamak. Takılmak. Su sıçratmak. Su serpmek.

Dabbing : Hafifçe sürmek. Sürme. Parmak izi bırakmak. Hafifçe dokunmak. Hafif hafif vurmak. Klişe yapmak. Kurulamak.

 

Dabb : Diken kuyruklu büyük bir kertenkele.

İngilizce Dabbling Türkçe anlamı, Dabbling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dabbling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Play : Sunmak. Oynaşmak. Numarası yapmak. Rol almak. Sahne yapıtı. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Kımıldanmak. Tutmak ( ye). Oyun. Turneye çıkmak.

Besprinkle : Lekelemek. Saçmak.

Wager : İddia. Bahse girme. Bahis. Riske atmak. Bahis tutuşmak. Para yatırmak. Kumar. Bahis tutuşma. Bahse girmek. Para koymak.

Hop : Atlama. Hizmet vermek. Sektirmek. Dansçının hafifçe sıçraması. Hoplamak. Sekme. Zıplama. Şerbetçiotu. Zıplatmak.

Banters : Takılmak (argo terim). Hafif konuşma. Dalga geçmek. Sohbet. Şaka yapmak. Alay. Laklak etmek. Şaka. Şakalaşmak.

Dowses : Suya sokmak. Çubukla su aramak. Yelkeni indirmek. Çubukla yeraltı suyu aramak. Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak. Söndürmek. Islatmak. Çubukla maden aramak. Sulamak.

Damp : Nem. Nemli. Yavaşlatmak. Rutubetli. Rutubet. Islak. Sindirmek. Durdurmak. Söndürmek.

Banter : Şakalaşmak. Takılmak (argo terim). Laklak etmek. Şaka. Şaka yapmak. Sohbet. Hafif konuşma. Takılma. Dalga geçmek. Laklak.

Dowsed : Çatal çubuk ile su mineral kaynağı araştırmak. Sulamak. Yelkeni indirmek. Çubukla yeraltı suyu aramak. Çubukla su aramak. Söndürmek. Islatmak. Çubukla maden aramak. Mayna etmek.

Dabbling synonyms : teacher's pet, sporting life, macushla, dabble, dabble at, jumped, gaming, dowse, slopping, drizzled, aspersed, caught, dabbles, leap, chipped, asperse, crack a joke, dash, aspersing, chaffs, plashed, chosen, be fastened, bantered, favourite, gambling game, besprinkling, jump, throw, attach oneself to, plash, dabbled, dearie.

Dabbling zıt anlamlı kelimeler, Dabbling kelime anlamı

Steady : Doğru yolda tutmak. Yatıştırmak. Sabit kılmak. Devamlı. Düzgün. Daimi. Sebatkar. Kıpırdamamak. Sevgili. Sabit.

Unimpressive : Etkileyici olmayan.