Dais türkçesi Dais nedir
Dais ile ilgili cümleler
English: She grows flowers such as tulips, pansies and daisies.
Turkish: O, laleler,hercai menekşeler ve papatyalar gibi çiçekler yetiştirir.
English: I picked a daisy for her.
Turkish: Onun için bir papatya kopardım.
English: She stopped picking daisies.
Turkish: O, papatya toplamaktan vazgeçti.
English: Although I came back late from the party last night, I was as fresh as a daisy in the morning.
Turkish: Önceki gece partiden geç dönmeme rağmen sabah bir papatya kadar dinçtim.
English: That little house looks just like the little house my grandmother lived in when she was a little girl, on a hill covered with daisies and apple trees growing around.
Turkish: Şu küçük ev, küçük bir kızken ninemin yaşadığı, papatyalarla kaplı ve etrafında elma ağaçları olan bir tepede bulunan küçük eve çok benziyor.
Dais ingilizcede ne demek, Dais nerede nasıl kullanılır?
Daises : Podyum. Kürsü. Çardak. Gölgelik.
Daisied : Papatya dolu. Papatyalarla dolu. Papatyalarla ile doldurulmuş.
Daisies : Papatyalar.
Daisy : Papatya. Nefis şey. İlkbahar çiçeği. Çayırgüzeli. Pırlanta gibi insan. Georgia eyaletinde şehir. Margarit. Papatyagiller (compositae) familyasından, kenardaki çiçekleri beyaz, ortadaki çiçekleri sarı renkli, aken tipi meyveleri olan, ülkemizde doğal olarak 50 türü bulunan, çok yıllık, otsu, nadiren çalımsı bitkiler. Mükemmel örnek.
Daisy chain : (birbiriyle ilişkili veya birbirine bağlı) olaylar veya etkinlikler veya deneyimler veya kişiler vs zinciri. Papatya zinciri. İnsan halkası. Grup seks. Papatya dizimi.
Gerber daisy : Gerbera.
As fresh as daisy : Gencecik. Taptaze. Hayat dolu.
African daisy : Papatyaya benzer çiçekleri olan birkaç afrika veya asya bitkisinden herhangi biri. Papatyaya benzer çiçekleri olan güneybatı akdeniz bölgesi çalısı. Afrika papatyası.
Daisy wheel printer : Papatya çarklı yazıcı. Dönen plastik çarkı olan ve kağıt üzerine harf yazmak için harfleri daktilo şeridine doğru bastıran yazıcı.
English daisy : Koyun gözü. Çayır kasımpatı. İngiliz papatyası. Çayır papatyası. Çayırgüzeli. Koyungözü.
İngilizce Dais Türkçe anlamı, Dais eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dais ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Booth : Gecekondu. Stand (fuar vb). Kulübe. Satış pavyonu. Salaş. Stand (fuarda veya sergide). Odacık. Kabin. Baraka.
Rostrum : Söylev kürsüsü. Yazılama masası. Gaga şeklinde çıkıntı. Kuşların gagası. 2.bazı balıklarda bulunan kemiksi uzantı. 3.örümceklerin üst dudağı. afidlerin farklılaşmış alt dudağı. alt midye kabuğunun ortası. 6.corpus callosum'un uzamış ve geriye kıvrılmış anteriyör ucu. amphioxus'un ön ucu. Yükselti. Bir filmin yazılarının alıcıyla saptanmasında kullanılan özel yapıdaki masa. Kerevet. Sahne üzerinde küçük set.
Pergola : Pergola. Sarmaşıklı kamelya. Kameriye.
Colorable : Yanıltıcı. Aldatıcı. Hileli. Akla uygun. Yalandan. İnandırıcı. Uydurma. Zahiri.
Department : Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Şube. Departman. Bölüm. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Daire. Bir kuruluşun çalışma dallarından birisi. kendisine ilişkin özellikleri kapsayan işleri yetenek ve yetkileri çevresi içinde düzenleyen ve yapan organ. genel kuruluşun belirli bir işiyle uğraşan kolu. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. Bakanlık.
Canopy : Gölgelemek. Kubbe. Örtmek. Saçak. Örtü. Tente. Gök kubbe. Kaplamak. Paraşüt. Kanopi.
Rostrums : Gaga gibi çıkıntı. Gaga şeklinde çıkıntı. Gaga. Hitabet kürsüsü. Kadırganın kıvrık ucu. Kerevet. Rostrum. Şef kürsüsü.
Affected : Eğilimli. Numaracı. Üzülmüş. Taklitçi. Yapmacıklı. Sarsılmış. Düşkün. Edalı. Etki altında kalmış. Yakalanmış (medikal tıp terimi).
Arbor : Küçük bahçe köşkü. Ormanda gölgelik yer. Arbor. Pergole. Ağaç dikme. Ağaçlandırma. Mil.
Podiums : Gösteri platformu. Sütun tabanı. Seki duvarı. Şef platformu.
Dais synonyms : tabla, daises, catwalk, arbours, apocrypha, brummagem, arbors, canopying, podia, bowered, podium, catwalks, roadway, bemata, footpace, baldachin, arbour, pedestal, platform, stump, colourable, bema, dossal, platforms, bastard, bogus, counterfeit, ambo, runway, desk, gazebos, canopies, pulpit.
Dais ingilizce tanımı, definition of Dais
Dais kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the chief seat at the high table. The high or principal table, at the end of a hall, at which the chief guests were seated.

Bu kısımda Dais kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dais ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dais anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dais ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.