Dam nedir, Dam ne demek

Dam; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm.
  • Dansta kavalyenin eşi.
  • Tutukevi
  • Ahır.
  • İskambil kâğıtlarında kız.
  • Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.

"Dam" ile ilgili cümleler

  • "Erkeklerin kimi damlarının elinden, kimi kolundan, kimi de hafifçe omzundan tutmuş, geliyorlardı." - Ç. Altan
  • "Pencerenin önüne geçmiş, dalgın ve hiddetli nazarlarıyla karşıki damları seyrediyordu." - E. E. Talu
  • "At damında çocuğa çok iyi bir yer yapmıştı." - H. E. Adıvar
  • "Hekim kendisine üç ay, tam üç ay damdan dışarı çıkmaya izin vermemişti." - N. Nâzım

Yerel Türkçe anlamı:

Hayvan yiyeceğinin saklandığı yer, ambar.

Cezaevi.

Üstü toprak damlı ev.

Dam, çatı,

Ahır.

Ceza evi.

Ev, evin çatısı

Hapishane

Ev

Yaylada sütlerin saklandığı yer.

Çatı

Oda.

Ahır.

Kapalı yer.

Toprak damlı ev, kulübe, köy evi.

Baca.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Ev. (-Kars)

Ahır. (Değirmendere -Afyonkarahisar; Dutlu, Esnemez, Yayla, İnönü -Eskişehir; Boyalı, Afşar, Kadıobası, Garibçe *Güdül -Ankara)

Diğer sözlük anlamları:

Ev, üstü örtülü yer, dam

Fransızca'da Dam ne demek?:

toit

Dam hakkında bilgiler

Dam, Türkiye'nin değişik yörelerinde farklı anlamlarda kullanılan bir kelime olsa da, Karadeniz ve Karadenizli için sadece denizle içiçe geçmiş bir yaşamı ifade eder.

 

Dam, balıkçıların ağlarını asmak ve onarmak, diğer av malzemelerini muhafaza etmek ve dinlenmek amacıyla deniz kenarına, kimi zaman da kıyıda direk deniz üstüne kurulmuş olan, genel olarak ahşaptan inşa edilmiş kulübedir. Bazıları 2 katlı ve gayet konforludur.

Dam tanımı, anlamı:

Dama çıkmak : Cinsel istekleri artmak.

Damdan çardağa atlamak : Hiçbir mantık bağı kurmadan konudan konuya geçmek.

Damdan düşer gibi : Birdenbire ve yersiz olarak.

Damdan düşercesine : Birdenbire ve yersiz olarak.

Dam aktarma : Damın kiremitlerini elden geçirip kırıklarını değiştirme.

Dam altı : Barınılacak, sığınılacak yer.

Dam koruğu : Dam koruğugillerden, bir veya çok yıllık türleri olan, ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki (Sedum).

Isıdam : Hamam.

Aş damı : Bazı bölgelerde yemek pişirilen yer, mutfak.

Domuzdamı : Maden kuyularında, çökme tehlikesi olan yerlerde her yanı direklerle örülen boşluk.

Öküz damı : Öküzlerin barındırıldığı ahır.

Tutukevi : Tutukluların kapatıldığı yer, tomruk, dam, tevkifhane.

Ahır : Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.

İskambil : Bir yüzünde sayılar veya resimler bulunan, çeşitli oyunlar oynamaya yarayan kart, oyun kâğıdı. Bu kart destesiyle oynanan oyun. Bu kartların 52 tanesinden oluşan deste.

Kız : Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı. Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü. Dişi çocuk.

Dam ağızlığı : Damlardaki yağış sularının aktığı ağız.

 

Dam baskını : Kapalı yerde uzun zaman oturup havasız kalmaktan halsiz düşen, rengi solgun ve yüzü şiş (kimse).

Dam deresi : (Mimarlık) Bir damın sularını toplayan ve saçak kenarını fırdolayı çevreliyen oluk.

Dam dingil kalmak : Açıkta kalmak, yapayalnız müşkül bir durumda kalmak.

Dam dokuz dimek : Abuk sabuk konuşmak, ne dediğini bilmemek.

Dam gaşı : Dam üstü

Dam keleri : Dam kertenkelesi.

Dam korkuluğu : (Mimarlık) Dam örtüsünü gizlemek için dam çevresinde yükseltilen alçak duvar.

Dam olgunu : Kökeninden ya da ağacından ham olarak koparılıp, kapalı bir yerde olgunlaştırılan meyve: Bu garpiz dam olgunuymuş, hiç dadı yok.

Dam örtüsü : (Mimarlık) Damın akmasına engel olan kiremit, oluklu saç, kurşun kaplama ya da kayağan taş gibi çeşitli örtü gereçlerine verilen engel ad.

Diğer dillerde Dam anlamı nedir?

İngilizce'de Dam ne demek? : n. barrier to obstruct the flow of water, dike

v. block the natural flow of water with a dam; restrain, stop up, block, hold back

n. displeasure, dissatisfaction, disfavor; harm, damage, injury

Fransızca'da Dam : [le]

Almanca'da Dam : n. Bedachung, Dach, Überdachung

Rusça'da Dam : n. крыша (F), кровля (F), хибарка (F), хлев (M), кутузка (F), карцер (M), дама (F), капкан (M), хитрость (F), животное: травоядное животное (N)