Dangerous place türkçesi Dangerous place nedir

  • Tehlikeli yer.

Dangerous place ile ilgili cümleler

English: The USA is the most dangerous place in the world to have a haircut.
Turkish: ABD saç tıraşı olmak için dünyadaki en tehlikeli yer.

English: The world has become a dangerous place for tourists.
Turkish: Dünya turistler için tehlikeli bir yer oldu.

English: Ali doesn't want to go to such a dangerous place.
Turkish: Ali böylesine tehlikeli bir yere gitmek istemiyor.

English: Jale thinks that the world is a dangerous place.
Turkish: Jale dünyanın tehlikeli bir yer olduğunu düşünüyor.

English: I've heard that Boston is a dangerous place. Is that true?
Turkish: Boston'un tehlikeli bir yer olduğunu duydum. Bu doğru mu?

Dangerous place ingilizcede ne demek, Dangerous place nerede nasıl kullanılır?

Dangerous : Muhataralı. Patlayıcı. Tehlikeli. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Çekinceli. Parlayıcı. Riskli. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Korkulu.

Place : Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. İş. Basamak. Makam. Mahal. Yerleşim yeri. Mekan. Koymak. Yazdırmak. Kim olduğunu çıkarmak.

 

Dangerous and difficult labours : Yasasında ve tüzüğünde belirtildiği gibi yapımı yoğun insan gücü ile sağlanabilen ya da dokuncalı sonuçlar ortaya çıkarması bakımından yapımlarında büyük sakınca ve uyanıklığı gerektiren işler. Ağır ve sakıncalı işler.

Dangerous animal : Tehlikeli hayvan. Güvenli olmayan ayvan. Yabani ve vahşi canavar.

Dangerous bend : Tehlikeli dönüş. Tehlikeli viraj.

Dangerous cargo : Tehlikeli kargo. Güvenli olmayan kargo. Tehlikeli yük.