Dayangaç nedir, Dayangaç ne demek

Dayangaç; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kalınca, uzun sopa, baston, asa.

Matematik'te terim anlamı:

Düzlemde bir B dışbükey bölgesi için, belirlediği açık yarıdüzlemlerden birinin B ile kesişimi boş olacak biçimde B nin en az bir noktasını içeren doğru. Uzayda bir B dışbükey kümesi için, belirlediği açık yandüzlemlerden birinin B ile kesişimi boş olacak biçimde B nin en az bir noktasını içeren düzlem.

Dayangaç anlamı, tanımı

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya

Yarıdüzlem : Düzlemde bir doğrunun bir yanında kalan bölge.

Dışbükey : Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.

Kesişim : [Bakınız: ara kesit].

Kalınca : Kalına yakın.

Düzlem : Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.

Olacak : Olması, yapılması uygun olan. Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey. Olmasının önüne geçilemeyen durum.

Baston : Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış olan araç. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası.

Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.

Kesiş : Kesme işi.

 

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

İçere : İçeri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

Uzay : Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

İçer : Oda, oturma odası.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Diğer dillerde Dayangaç anlamı nedir?

İngilizce'de Dayangaç ne demek ? : support