Deadbeat türkçesi Deadbeat nedir

Deadbeat ile ilgili cümleler

English: Why would she go out of her way to help a deadbeat like you?
Turkish: O, eden senin gibi bir avantacıya yardım etmek için zahmete girerdi?

Deadbeat ingilizcede ne demek, Deadbeat nerede nasıl kullanılır?

Deadbeats : Borcunu ödemeyen. Bedavacı. Perişan. Avantacı. Borcunu ödemek istemeyen kimse. Beleşçi kimse. Borcuna sadık olmayan. Tembel kimse. Bitkin. Kaldırım mühendisi.

Deadbolt : Sürgü. Kilit silindirinin döndürülerek açıldığı yaysız kilit. Kilit dili. Yaylı hareket yerine topuz veya anahtar çevirmesiyle yerleştirilen veya hareket ettirilen kilit sürgüsü.

Dead account : Hareketsiz hesap. İşleyebilirliğini yitirmiş sayışım. Ölü hesap. Ölü sayışım.

Dead ahead : Dosdoğru.

Dead air : Yayın sırasında sesin kesilmesi.

Dead and gone : Ölüp gitmiş. Rahmetli olmuş. Çoktan ölmüş.

Dead as a dodo : Ölmüş. Tarihe karışmış.

Dead angle : Ölü açı.

Dead alive : Sıkıcı. Ruhsuz.

Dead and done for : Ölmüş. Ölüp gitmiş. Sonlanmış. Ölüme mahkum.

İngilizce Deadbeat Türkçe anlamı, Deadbeat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deadbeat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Broken down : İşi bitmiş. Çökük. Çürük. Bozulmuş. Çökmüş. Yıkık. Bozuk. Düşkün. Yıkılmış.

Idle fellow : Tembel. Aylak tip. İşi gücü olmayan kimse.

Idler : Haylaz. Ara çarkı. Aylak. Serseri. Haymana. İşsiz. Ara tekerleği. Boş gezenin boş kalfası. Boş gezen.

Mangy : Uyuz. Tiksinti veren. İğrenç. Pis. Pinti. Cimri.

Lazybones : Tembel adam. Tembel.

Hobos : Baldırı çıplak. Boş gezenin boş kalfası. Hayta. Aylak. Amele. Gezici rençber. Serseri. Berduş. Gezici rençper.

Idlers : Aylak. İşsiz. Ara çarkı. Makara. Tembel.

Sharker : Otlakçı. Dolandırıcı. Dolandıran kimse. Aldatan kimse.

Alliin : Yorgun. Aşırı derecede yorgun. Tükenmiş.

Goldbricks : Kendi işini başkalarına bırakmak. İşten kaçmak. Değerli görünen sahte bir şey. Altından yapılmış gibi görünecek şekilde yapılan fakat değersiz olan tuğla. İşten kaçan kimse (askeri argo). Kaytarmak. Değerli görünen ancak çok az değeri olan bir şey. Tembel. Kaytarıcı.

Deadbeat synonyms : deadbeat dad, loafers, dog tired, lorn, free rider, laggard, debtor, mangiest, disordered, hangdog, deadheads, cachectic, deadbeats, sharks, all in, careworn, down at heels, dead beat, sidewalk superintendent, miserable, sharkers, lazy bones, bedrid, hobo, all out, sponger, loafer, freeloader, shark, freeloaders, abject, clapped out, desolate.

Deadbeat zıt anlamlı kelimeler, Deadbeat kelime anlamı

Creditor : Kredi veren. Kredi sağlayan. Başkasına borç para ya da başka bir şey veren kişi. herhangi bir veriyi ve özellikle ödeneği istemeğe hakkı olan kişi. Alacaklı. Kredi veren kimse. Kredi açan (kişi veya kurum). Kredi açan kuruluş. Veren. Kredi açan kimse.

 

Deadbeat ingilizce tanımı, definition of Deadbeat

Deadbeat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Giving indications by a single beat or excursion. Said of galvanometers and other instruments in which the needle or index moves to the extent of its deflection and stops with little or no further oscillation. Making a beat without recoil.