Deafens türkçesi Deafens nedir

  • Kulağını sağır etmek.
  • Ses geçirmezleştirmek.
  • Sağırlaştırmak.
  • Ses geçirmez yapmak.
  • Ses geçirmez duruma getirmek.
  • Sağır etmek.
  • Sesgeçirmezleştirmek.

Deafens ingilizcede ne demek, Deafens nerede nasıl kullanılır?

Deafen : Ses geçirmez yapmak. Kulağını sağır etmek. Ses geçirmez duruma getirmek. Sağır etmek. Ses geçirmezleştirmek. Sağırlaştırmak. Sesgeçirmezleştirmek.

Deafened : Sağırlaştırmak. Sağır etmek. Sağır olmuş. Ses geçirmez yapmak. Sağırlaştırılmış.

Deafening : Kulakları sağır eden. Sağırlaştırma. Sağır eden. Sesgeçirmezleştirme. Ses geçirmez duruma getirme. Sağırlaştıran. Sağır edici.

Deafening blast : Son derece gürültülü patlama. Şiddetli patlama.

Deafeningly : Sağırlaştırarak.

Deaf aid : İşitme cihazı. Kulaklık.

Deaf as a doorpost : Duvar gibi sağır.

Deaf as a stone : Hiçbir şey duyamayan. Duvar gibi sağır. Tamamen sağır.

Deaf and dumb language : Sağır ve dilsizlere özgü dil.

Deaf and dumb person : Sağır ve dilsiz kişi.

İngilizce Deafens Türkçe anlamı, Deafens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deafens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mining : Çıkarma (maden vb). Madencilik. Kendinden çok emin. Mayın döşeme. Madenden çıkararak. Maden çıkarma. Mayın dökme. Maden kazma. Maden işletmeciliği.

 

Stand up : Ayağa kalkmak. Kalkmak. Dayanmak. Sağlam kalmak. Dikilmek. Savunmak. Taraftarı olmak. Göğüs germek. Dik dik olmak. Ağaç etmek.

Argue : Görüşmek. Göstergesi olmak. İkna etmek. -e belirti olmak. Kandırmak. Savunmak. Tartışmak. Atışmak. İddia etmek. Kanıtlamaya çalışmak.

Soundproof : Sesgeçirmez. Sesgeçirmez hale getirmek. Ses geçirmez. Duvarları ve bölmeleri ses soğurucu özdeklerle kaplanarak ses yalıtımı sağlanmış (yer). Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses geçirmez hale getirmek. Sesi geçirmeyen yapıda olan.

Stand : Desteklemek. Statif. Ayakta dikilmek. Üstlenmek. Dayanmak. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Karşı koymak. Dikilmek. Ayakta durmak. Ismarlamak.

Chemical defense : Kimyasal savunma.

Defensive measure : Savunma önlemi. Savunma tedbiri.

Uphold : Tutmak. Kaldırmak. Tasdik etmek. Desteklemek. Arka çıkmak. Muhafaza etmek. Devam ettirmek (ingiliz ingilizcesi). Yukarı kaldırmak. Uygun bulmak. Onaylamak.

Rationalise : Akla uygun olarak düzenlemek. Rasyonalize etmek. Rasyonelleştirmek. Örgütlemek. Mantıklı kılmak. Bahane bulmak. Verimlileştirmek. Ussallaştırmak. Rasyonel sayıya çevirmek. Mantığa uygun kılmak.

Justify : Gerekçelemek. Hak vermek. Sayfa yanaştırmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Gerekçe göstermek. Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sol ve sağ kıyıları düzenli olacak biçimde denetlemek, bk. sağa yanaştırmak, sola yanaştırmak. Yaslamak. Doğruluğunu kanıtlamak. Suçsuzluğunu kanıtlamak. Doğrulamak.

 

Deafens synonyms : biological warfare defence, bw defense, minelaying, deliberate defense, hasty defense, biodefence, biological warfare defense, biodefense, biological defence, biological defense, deliberate defence, hasty defence, chemical defence, bw defence, excuse, military action, apologize, soundproofed, support, action, soundproofs, rationalize, soundproofing, fend for, defence, reason, deafen, umbrella, stick up, noiseproof, air defense, deafened, make deaf.

Deafens zıt anlamlı kelimeler, Deafens kelime anlamı

Attack : Üstüne varmak. Hücum. Saldırıda bulunmak. Akın. Saldırı. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Koyulmak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Saldırmak.

Let : Yenilen. Meydan vermek. Kiraya verilmek. Dirmek. İzin vermek. Koyvermek. Dürmek. Koyuvermek. İhale etmek. Bırakmak.

Offense : Darılmak. Suç. Bkz.offence. Kırılma. Saldırı. Cürüm. Gücenme. Kalbini kırma. Dargınlık. İncitme.

Deafens antonyms : offence.