Deafening türkçesi Deafening nedir

  • Sağırlaştıran.
  • Sağırlaştırma.
  • Ses geçirmez duruma getirme.
  • Sağır eden.
  • Sağır edici.
  • Kulakları sağır eden.
  • Sesgeçirmezleştirme.

Deafening ile ilgili cümleler

English: Commentators have variously described the sound of vuvuzelas as "annoying" and "satanic" and compared it with "a stampede of noisy elephants", "a deafening swarm of locusts", "a goat on the way to slaughter", "a giant hive full of very angry bees", and "a duck on speed".
Turkish: Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.

English: The noise is deafening.
Turkish: Gürültü sağır ediyor.

English: The noise was deafening.
Turkish: Gürültü sağır ediyordu.

Deafening ingilizcede ne demek, Deafening nerede nasıl kullanılır?

Deafening blast : Şiddetli patlama. Son derece gürültülü patlama.

Deafeningly : Sağırlaştırarak.

Deafen : Kulağını sağır etmek. Ses geçirmez duruma getirmek. Sağırlaştırmak. Sağır etmek. Ses geçirmezleştirmek. Ses geçirmez yapmak. Sesgeçirmezleştirmek.

Deafened : Sağır etmek. Sağırlaştırmak. Sağır olmuş. Ses geçirmez yapmak. Sağırlaştırılmış.

 

Deafens : Ses geçirmezleştirmek. Kulağını sağır etmek. Sağırlaştırmak. Ses geçirmez duruma getirmek. Sesgeçirmezleştirmek. Ses geçirmez yapmak. Sağır etmek.

Deafer : Kulak asmayan. Duyarsız. Daha sağır. Ağır işiten. Dik başlı. Sağır. Daha dik başlı.

Deafest : Ağır işiten. En dik başlı. Kulak asmayan. Dik başlı. En sağır. Duyarsız. Sağır.

İngilizce Deafening Türkçe anlamı, Deafening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deafening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thundery : Gök gürültülü. Gökgürülülü.

Deadening : Ses izalosyonu. Ses izolasyonu. Donduran madde. Ses geçirmeyen malzeme veya aygıt. Geçirmezleştirme.

Loud : Cart (renk). Yüksek sesle. Abartılı. Sesli. Yüksek (ses). Parlak. Yüksek sesli. Kaba. Gürültülü. Gürültüyle.

Thunderous : Şiddetli. Gürleyen. Gümbürtülü. Gök gürültülü. Gök gürültüsü gibi.

Earsplitting : Sağır edici (ses). Rahatsız edici derecede yüksek sesli. Sağırlaştırıcı. Kulakları sağır edici. Kulak tırmalayıcı. Gacır gucur.

Ear splitting : Rahatsız edici derecede yüksek sesli. Sağır edici ses. Kulak tırmalayıcı ses.

Deafening zıt anlamlı kelimeler, Deafening kelime anlamı

Soft : Tatlı. Sevgi dolu. Budala. Kolay. Sert olmayan. Uysal. Pest. Asude. Kafasız. Nazik.

Deafening ingilizce tanımı, definition of Deafening

Deafening kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of rendering impervious to sound, as a floor or wall. Also, the material with which the spaces are filled in this process. Pugging.