Stand up türkçesi Stand up nedir
- Sağlam kalmak.
- Savunmak.
- Anlaşmayı yerine getirememek.
- Göğüs germek.
- Bekletmek.
- Taraftarı olmak.
- Ağaç etmek.
- Kalkmak.
- Yılmamak.
- Dik dik olmak.
- Dikilmek.
- Ayağa kalkmak.
- Dayanmak.
Stand up ile ilgili cümleler
English: I doubt that Tom has the courage to stand up for what he believes in.
Turkish: Tom'un inandığı şeyin arkasında duracak cesareti olduğundan şüpheliyim.
English: He's too tall to stand up straight in this room.
Turkish: Bu odada düz oturmak için çok uzun.
English: I can stand up once again.
Turkish: Bir kez daha kalkabilirim.
English: Ali can't stand up straight anymore.
Turkish: Ali daha fazla düz durmaya dayanamıyor.
English: He wasn't able to stand up at once.
Turkish: Hemen ayağa kalkamadı.
Stand up ingilizcede ne demek, Stand up nerede nasıl kullanılır?
Stand : Durdurmak. Gitar sehpası. Kanıtlamak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Devam etmek. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Ayaklık. Statif. Üstlenmek. Sineye çekmek.
Stand up collar : Dik yaka. Gömlek yakası.
Stand up for : Kayırmak. Desteklemek. Taraftar olmak. Savunmak. Taraftarı olmak.
Stand up reception : Ayaküstü resepsiyon.
Stand up to : Karşı koymak. Dayanıklı olmak (bir şeye karşı). Göğüs germek. Dayanmak (bir şeye). Karşı çıkmak. Karşı durmak. Karşı gelmek (birine). Yoğun biçimde direnmek. Cesaretle karşılmak. Kafa tutmak.
Stand upon : Kalkmak. Israr etmek. Dayanmak. Rotadan sapmamak. Diretmek. Yoluna devam etmek. Dikilmek.
İngilizce Stand up Türkçe anlamı, Stand up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stand up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Support : Yardım etmek. Doğrulamak. Kuvvetlendirmek. Takviye etmek. Desteklemek. Destek. Boru dayanığı. Geçindirmek. Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması.
Abrook : Çekmek. Katlanmak.
Arise : Kaynaklanmak. Görünmek. Oluşmak. Doğrulmak. Baş göstermek. Doğmak. Zuhur etmek. Husule gelmek. Yükselmek. Meydana gelmek.
Abided : Çekmek. Sadık kalmak. Beklemek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Kalmak. Katlanmak. Kurala uymak. Tahammül etmek. İkamet etmek.
Breast : Başla, karın arasında kalan vücut bölgesi. toraks. Meme. Sine. Yürek. Bağır. Göğüs. İç. Göğüslemek. Gönül.
Become erect : Doğrulmak. Sertleşmek. Kalkmak (cinsel organ). Sertleşmek (cinsel organ).
Stand upon : Israr etmek. Diretmek. Yoluna devam etmek. Rotadan sapmamak.
Endure : Var olmak. Durmak. Dişini sıkmak. Uzun süre dayanmak. Çekmek. Uzun süre etkisini ve gücünü korumak. Devam etmek. Sürmek. Sabretmek.
Erects : Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Tesis etmek. Kaldırmak. Yükseltmek. İnşa etmek. Yapmak. Dikmek. Kurmak. İkame etmek.
Abides : Beklemek. Uymak. Kalmak. Kurala uymak. İkamet etmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Tahammül etmek. Çekmek. Sadik kalmak.
Stand up synonyms : stand on, hold by, rises, base on, be sewn, have a hard on, face the music, erect, abide, abutted, stand up for, be planted, face, wait, be undaunted by, arises, declare oneself, argue for, soldier on, get up, end, getting up, go out, upstand, stands, stand, rise, advocating, champion, arrive, depart, supports, resisting.

Bu kısımda Stand up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stand up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stand up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stand up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.