Decayer türkçesi Decayer nedir

  • Çürümeye neden olan şey.

Decayer ingilizcede ne demek, Decayer nerede nasıl kullanılır?

Decayers : Çürümeye neden olan şey.

Decayed : Kudretsiz. Dumura uğramış. Çürük. Zayıflamış. Takatsiz. Halsiz düşmüş. Harap. Çürümüş. Çöken. Düşkün.

Decayed tooth : Çürük diş. Çürümüş diş.

Decayed town : Çevresinde değerli kaynaklar, örneğin maden tözü bulunması nedeniyle kurulup hızla büyüyen, ancak bu kaynağın tükenmesiyle sönükleşen ve tümüyle bir yana bırakılan kent. Ölü kent. Ölü şehir.

Decayedness : Bozuk olma. Çürümüşlük. Çürüklük. Ayrışmış olma. Bozukluk.

Decay time : Bozulma zamanı. Radyoaktif bozunma süresi. Bozunma süresi. Sönüm süresi.

Rate of decay of sound : Sesin sönüm hızı. Sesin, zamanla dalga genliğindeki azalma hızı. desibel ölçeğinde değerlendirilir.

Beta decay : Beta azalımı. Beta bozunması. Beta çözünmesi. Beta yokoluşumu. Beta çözümnesi. Beta bozunumu. Beta bozuşması.

Decay constant : Sönme sabiti (titreşim). Radyoaktiflik sabiti. Bozulma sabitliği. Azalım sabiti. Bozunum değişmezi. Bozunum sabiti. Bozunma değişmezi. Bir radyonüklid çekirdeğinin birim zamanda kendiliğinden bozunma olasılığı (.).

Double beta decay : Çift beta çözünmesi.

İngilizce Decayer Türkçe anlamı, Decayer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Decayer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Costermonger : Meyve. Seyyar meyve satıcısı. Seyyar satıcı. Seyyar balıkçı. Seyyar sebze. Balık satıcısı.

Hardwareman : Demir hırdavatçı. Donanımcı. Nalbur. Hırdavatçı.

Fence : Çalınmış eşya alıp satan adam. Korumak. Etrafını çitle çevirmek. Çit. Eskrim sporu yapmak. Kaçamak yanıt vermek. Doğru yanıt vermekten kaçınmak. Kaçamak cevap vermek. Baştan savma yanıt vermek. Çalıntı mal satmak.

Decennium : On yıllık dönem.

Draper : Döşenmeye hazırlık olmak üzere, görünçlüğün taslağını çizen, döşemenin yerleştirilmesini sağlayan, çağın gereklerine göre taslak çalışmaları yapan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tuhafiyeci. Kumaşçı. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Döşeme ressamı. Bezzaz. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Manifaturacı. Utah eyaletinde şehir.

Twenties : 20'den 29'a kadar numaralar. 1920'lerin on yılı. 1920'ler. 1920'den 1929'a kadar olan yıllar. Yirmiler. 1920'li yıllar. 20 rakamından 29 rakamına kadar. Yirmili yıllar. 20'ler.

Merchant : Ticaretle iştigal eden kimse. Alvercilik yapan. Ticari. Tacir. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dükkancı. Tüccar. Ticaretle uğraşan kişi. Tecimen. Satıcı.

Art dealer : Sanat tüccarı. Galerici. Sanat simsarı.

Seedsman : Tohumcu. Tohum satıcısı.

Fishwife : Balık satıcısı kadın. Balıkçı kadın. Kadın balık satıcısı.

Decayer synonyms : 1840s, thirties, 1950s, 1750s, 1900s, slopseller, 1830s, time period, 1850s, 1940s, period of time, 1820s, barrow man, 1760s, stamp dealer, 1880s, 1860s, 1890s, 1960s, 1780s, 1770s, slop seller, 1530s, stock trader, 1980s, 1870s, 1930s, 1990s, bibliopolist, 1790s, horse trader, 1920s, 1970s.

 

Decayer zıt anlamlı kelimeler, Decayer kelime anlamı

Stay : Bastırmak. İkamet etmek. Sürdürüp tamamlamak. Geçiştirmek. Bastırmak (açlığı). Ertelemek. Dayanmak. Bırakmamak. Kalmak. Alıkoymak.

Increase : Artış. Üremek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Artma. Zam yapmak. Yükselmek. Eder artırımı. Büyümek. Çoğaltmak. Artışa geçmek.

Increment : Kar. Zam. Kazanç. Artırma. Arttırma. Gelir. Fazlalık. Artış. Artış aralığı. Artma.

Decayer ingilizce tanımı, definition of Decayer

Decayer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A causer of decay.