Fence türkçesi Fence nedir
- Eskrim sporu yapmak.
- Korumak.
- Eskrim yapmak.
- Etrafını çitle çevirmek.
- Doğru yanıt vermekten kaçınmak.
- Çit ile çevirmek.
- Savunmak.
- Tahta perde.
- Kaçamaklı konuşmak.
- Çalınmış eşya alıp satan adam.
- Çalıntı mal satmak.
- Kaçamak yanıt vermek.
- Etrafı çitle çevirmek.
- Çit.
- Baştan savma yanıt vermek.
- Etrafını çevirmek.
- Kaçamak cevap vermek.
- Parmaklık.
Fence ile ilgili cümleler
English: Ali hasn't painted the fence yet.
Turkish: Ali henüz çiti boyamadı.
English: A fence runs around the house.
Turkish: Evin etrafını bir çit kuşatır.
English: Ali climbed over the fence and picked some apples from the tree.
Turkish: Ali çitin üzerine tırmandı ve ağaçtan birkaç elma kopardı.
English: Ali made a frantic attempt to finish painting the fence before dark.
Turkish: Ali hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.
English: A fence separates the garden from the lane.
Turkish: Çit bahçeyi kulvardan ayırır.
Fence ingilizcede ne demek, Fence nerede nasıl kullanılır?
Fence in : Çitle çevirmek. Tahta perdeyle. Etrafını çitle çevirmek. Parmaklıkla çevirmek. Çit yapmak. Kilitlemek. Çit ile çevirmek. Kapamak.
Fence maker : Fens teli veya çit yapan ve yerleştiren kimse.
Fence off : Çitle ayırmak. Beraberliği bozmak için yapılan maç. Bertaraf etmek. Defetmek (sorun vb.).
Fence overhang : Alt veya üst çıkıntı aralığı.
Fence season : Av yasağı mevsimi.
Electrical fence : Elektrikli çit. Evcil veya yabani hayvanların giriş ve çıkışlarını engellemek için mera veya ormanlık alanların, genelde bir metre yüsekliğinde tek veya iki sıra telle doğru elektrik akımı verilerek çevrilmesi.
Fence wire : Parmaklık teli. Çit teli.
On both sides of the fence : Konunun her iki tarafında. Tartışmanın her iki tarafında yer almak.
Fence templates : Sınırlayıcı şablonlar.
Picket fence : Tahta parmaklık. Bahçe çiti. Kazık çit. Daraba. Kazıklardan yapılmış çit. Kazıklı çit.
İngilizce Fence Türkçe anlamı, Fence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fencings : Kaçamaklı cevap verme. Çit malzemesi. Eskrim. Çit ya da duvar. Doğrudan kaçma. Parmaklık malzemesi. Çit duvarı. Çit veya parmaklık malzemesi.
Cocoon : İpekböceği kozası. Sarmak. Koza oluşturmak. Koza örmek. Kokon. Koza. Tam başkalaşım gösteren böceklerin pireler gibi erişkinlerin içerisinde geliştiği puparyum kılıfı. halkalı solucanlarda (sülükler) slitellum tarafından oluşturulan ve döllenmiş yumurtayı çevreleyen yumurta kesesi. trematod ve sestodlarda zigota ilave olarak çok sayıda vitellin bez hücrelerinden oluşan yumurtalar. cockroacheslerin türe bağlı olarak 16-40 adet yumurta içeren ootekası. düz kanatlılarda (orthoptera) içine yumurtaların bırakıldığı süngerimsi yapı.
Enclose : İçine koymak. Çevresini sarmak. Kapatmak. Kapsamak. Kuşatmak. Hapsetmek. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Çevirmek.
Beleaguer : Kuşatma altına almak. Kuşatmak. Etrafını sarmak. Üstüne gelmek. Muhasara etmek. Taciz etmek. Rahat vermemek.
Prevaricating : Lafı kıvırmak. Yalan söylemek. Kaçamaklı söz söylemek. Gargaraya getirmek. Boğuntuya getirmek. Kaçamak cevaplar vermek. Lafı dolandırmak.
Declare oneself : İddia etmek.
Gratings : Kafes. Izgara. Kulağı tırmalayan. Taban ızgarası. Pencere kafesi. Rendeleme. Boru süzgeci. Şebeke. Demir parmaklık.
Conserving : Koruyan. Koruyucu. Konservesini yapmak. Muhafaza etmek.
Assert : Demek. Savunmak (hak). Açıklamak. Teyit etmek. Üzerine basarak belirtmek. İleri sürmek (emin bir şekilde). Hak iddia etmek. Belirtmek. İleri sürmek.
Balusters : Korkuluk dikmesi. Baston. Korkuluk direği. Parmaklık direği. Tırabzan direği. Korkuluk. Parmaklık demir. Korkuluk çubuğu.
Fence synonyms : rail fence, fence line, chainlink fence, billboard, enclave, beset, weir, close in on, billboards, encincture, championing, hedge, begird, banisters, convoyed, enclosures, advocating, begirt, champion, buffer, hoardings, shift, encircles, fete, hoarding, prevaricates, evade, bannisters, wall, crash barrier, hedging, paling, argue for something.
Fence zıt anlamlı kelimeler, Fence kelime anlamı
Agree : Aynı fikirde olmak. Kabul etmek. Razı olmak. Uzlaşmak. Hemfikir olmak. Kararlaştırmak. Uymak (bir başka şeye). Yaramak. Rıza göstermek. Mutabık kalmak.
Fence ingilizce tanımı, definition of Fence
Fence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To guard one`s self of anything, as against an attack. Security. That which fends off attack or danger. To protect. A defense. To fend off danger from. To give protection or security, as by a fence. To make a defense. A protection. To give security to. Shield. A cover. To guard.

Bu kısımda Fence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.