Fencings türkçesi Fencings nedir

  • Çit malzemesi.
  • Parmaklık.
  • Doğrudan kaçma.
  • Çit duvarı.
  • Kaçamaklı cevap verme.
  • Eskrim.
  • Çit.
  • Parmaklık malzemesi.
  • Çit ya da duvar.
  • Çit veya parmaklık malzemesi.

Fencings ingilizcede ne demek, Fencings nerede nasıl kullanılır?

Fencing stick : Eskrimde kullanılan bir çeşit kılıç.

Fencing sword : Eskrim kılıcı.

Fencing team : Kılıç veya eskrim müsabakalarına katılan takım (kılıçlarla veya eskrim kılıçları ile döğüşülen).

Fencing time : Kılıçoyunu zamanı. Yalın bir kılıçoyunu eyleminin yapılabilmesi için geçmesi gereken süre.

Fencing : Çit malzemesi. Çit veya parmaklık malzemesi. Dürtücü kılıç, delici kılıç ve kesici kılıç adı verilen üç savutla yapılan spor. Doğrudan kaçma. Çit duvarı. Çit ya da duvar. Eskrim. Parmaklık. Kılıçoyunu.

Fence maker : Fens teli veya çit yapan ve yerleştiren kimse.

Fencible : Ülkeyi savunan asker. Koruyan. Korunabilen. Savunulabilir olma kapasitesi.

Fence : Tahta perde. Çalınmış eşya alıp satan adam. Etrafı çitle çevirmek. Doğru yanıt vermekten kaçınmak. Savunmak. Kaçamaklı konuşmak. Korumak. Baştan savma yanıt vermek. Kaçamak yanıt vermek. Kaçamak cevap vermek.

Fence off : Bertaraf etmek. Beraberliği bozmak için yapılan maç. Çitle ayırmak. Defetmek (sorun vb.).

Fence season : Av yasağı mevsimi.

 

İngilizce Fencings Türkçe anlamı, Fencings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fencings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grating : Pencere kafesi. Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık. Ağ. Taban ızgarası. Cırlak. Gıcırdayan. Beyaz ışığı renklere ayırmak için nesne merceklerinin ya da aynaların önüne konulan koşut teller örgüsü. tel yerine ince çizgiler de kullanılır. Boru süzgeci. Izgara.

Picket fence : Bahçe çiti. Tahta parmaklık. Kazıklardan yapılmış çit. Kazık çit. Kazıklı çit. Daraba.

Stone wall : Taş duvar.

Clotures : Bahçe duvarı. Sonlandırma.

Bar : Parmaklıklarla örtmek. Atletizm, bilgisayar, hukuk, tiyatro alanlarında kullanılır. Demir çubuk. Çizgi yapmak. Parmaklık takmak. Saymamak. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Savunmanlar kurumu. Sürgülemek. Bariyer.

Balustrades : Merdiven korkuluğu. Tırabzan parmaklığı. Trabzan. Korkuluk. Merdiven parmaklığı. Kenarlık. Trabzan parmaklığı. Tırabzan.

Wall : Bir kenti ya da kasabayı çepeçevre saran kale duvarı. Tecrit etmek. Duvar. Tarih, jeoloji alanlarında kullanılır. Set. Ayırmak. Baraj. Yarık çeperleri. Kapatmak. Etrafına duvar çekmek.

Fence : Etrafını çevirmek. Etrafını çitle çevirmek. Korumak. Tahta perde. Çit ile çevirmek. Savunmak. Çalıntı mal satmak. Doğru yanıt vermekten kaçınmak.

Banisters : Korkuluk. Tırabzan. Merdiven korkuluğu.

Grid : Haritayı karelere bölme sistemi. İletim şebekesi. Izgara. Dekor parçalarının ya da ışıldakların asıldığı çubuk askı palangalarının, birbirine koşut çelik bağlantıların ya da rayların bulunduğu yer. Örgü. Şebeke. Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Izgara (elektrik). Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu.

 

Fencings synonyms : chainlink fence, fence line, rail fence, baluster, gratings, enclosures, barrier, bannisters, paling, fete, feted, enclosure, hedge, fencing, sensitiveness, crash barrier, balustrade, hedgerow, barriers, fetes, sensitivity, backstop, balusters, weir, swordplay, feting, bannister, hedgerows, cloture.