Prevaricating türkçesi Prevaricating nedir

  • Kaçamak cevap vermek.
  • Lafı kıvırmak.
  • Gargaraya getirmek.
  • Kaçamak cevaplar vermek.
  • Lafı dolandırmak.
  • Boğuntuya getirmek.
  • Kaçamaklı söz söylemek.
  • Yalan söylemek.

Prevaricating ingilizcede ne demek, Prevaricating nerede nasıl kullanılır?

Prevarication : Kaçamak söz. Kaçamak cevap verme. Yalan ifade. Bilerek yanlış yönlendirme. Kaçamak cevaplar verme. Yalan.

Prevarications : Yalan ifade. Kaçamak cevaplar verme. Kaçamak cevap verme. Kaçamak söz. Bilerek yanlış yönlendirme. Yalan.

Prevaricate : Yalan söylemek. Lafı kıvırmak. Lafı dolandırmak. Kaçamak yanıtlarla gerçeği gizlemeye çalışmak. Gargaraya getirmek. Kaçamaklı söz söylemek. Kaçamak cevap vermek. Boğuntuya getirmek. Kaçamak cevaplar vermek.

Prevaricated : Yalan söylemek. Lafı kıvırmak. Gargaraya getirmek. Lafı dolandırmak. Kaçamak cevap vermek. Boğuntuya getirmek. Kaçamak cevaplar vermek. Kaçamaklı söz söylemek.

Prevaricates : Lafı kıvırmak. Kaçamak cevap vermek. Kaçamaklı söz söylemek. Yalan söylemek. Kaçamak cevaplar vermek. Lafı dolandırmak. Boğuntuya getirmek. Gargaraya getirmek.

Prevaricators : Yalancı.

Prevaricator : Yalancı. Yalancı kimse.

İngilizce Prevaricating Türkçe anlamı, Prevaricating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prevaricating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fabrication : İmalat. Uydurma. Üretim. İmal. Üretme. Sahtesini yapma. Yakıştırmaca. Yapım. Bir araya getirme. Yapma.

Paltered : Aldatmak. Savsaklamak. Ciddiye almamak. Küçümsemek. Kaprisli olmak. Oyun etmek. Kapris yapmak. İhmal etmek.

Hedging : Riski dengeleme. Garantiye almak. Önlem almak. Dolaylı konuşmak. Vadeli piyasalarda risk azaltma yöntemi. Hedging. Sınırlamak. Riskten korunma. Kısıtlamak.

Parried : Bertaraf etmek (darbeyi). Eskrimde. Bertaraf etmek. Savuşturmak. Atlatmak. Savuşturma. Siper. Bertaraf etme. Ön veya arka yana doğru eğilerek savuşturma.

Fabricate : Kurmak. Sahtesini yapmak. Bir araya getirmek. Yapmak. Kandırmak amacıyla uydurmak. Uydurmak. İcat etmek. Üretmek. Atmak.

Paltering : Aldatmak. Aldatma. Ciddiye almamak. Savsaklamak. Oyun etmek.

Fibbed : Palavra. Atmak. Uydurma. Küçük yalan. (yalan) atmak. Zararsız yalan. Yalan. Küçük ve önemsiz yalan. Beyaz yalan.

Evasiveness : Kaçamak. Kaçamaklık. Baştan savmalık.

Equivocation : Oyalama. Kelime oyunu. Eşbiçimli. Kaçamaklı söz. Kaçamak. Belirsiz konuşma.

Prevaricating synonyms : prevaricates, shifted, prevaricated, fence, knock about, evade the issue, ambiguity, misrepresentation, equivocates, fences, hedge, tergiversate, lies, quibbles, deceive, declare untrue, beat about the bush, parry, fibs, fib, prevaricate, beating around the bush, lie, equivocate, palters, deceives, parries, parrying, evades, palter, untruthfulness, perjure, quibble.

Prevaricating zıt anlamlı kelimeler, Prevaricating kelime anlamı

Truthfulness : Gerçeklik. Doğruluk. Doğru sözlülük. Doğruculuk. Samimiyet.

Unequivocalness : Belirsiz olmama durumu. Katiyet. Açık olma durumu. Açıklık. Kesinlik.

Unambiguity : Duruluk. Dürüstlük. Belirli olma durumu. Doğruluk. Açıklık. Berraklık.

Prevaricating antonyms : truth.