Decisionmaking türkçesi Decisionmaking nedir
İngilizce Decisionmaking Türkçe anlamı, Decisionmaking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Decisionmaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Umpirage : Üst hakem. Hakem kararı. Bir hakemin kararı. Bir hakem veya yargıcının fonksiyonu.
Turnabout : Atlıkarınca. Dönek. Ters dönme. Aksi yöne dönüş. Döneklik. Aksi görüşe sahip olma. Ters yön. Geri dönüş. Dönme. Sapma.
Choice : Seçilmiş kişi veya şey. Çare. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Tercih. Seçkin. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri. Güzide. Kalburüstü. Seçim. Bk. yeğlenme değergesi.
Decision making : Karar verme. Karar oluşturma süreci. Karar birimlerinin belirlenmiş bir ya da daha fazla amaca ulaşmak için varolan çeşitli seçenekler arasında seçim yapmalarına yönelik davranış biçimi. Karar üreten.
Officiating : Vazife görmek. Ayin yönetmek (din görevlisi). Görev yapmak. Görevi yerine getirmek. Tören yönetmek. Resmi bir görevi yerine getirmek. Resmi işlemleri yerine getirmek.
Eclecticism : Birbirlerine karşıt olan türlü öğretilerden seçilen düşüncelerden yararlanarak tek ve uyumlu bir inanç ya da düşünme dizgesi oluşturmaya çalışan felsefe görüşü. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Seçmecilik. Seçip toplamak eğilimi. Aktarmacılık. Değişik ve çoğu kez birbirinin tam karşıtı olan felsefe dizgelerinin, görüş açılarının, kuramsal öncüllerin vb. bağdaşmaz yanlarını görmezlikten gelerek, bağdaşabilir yanlarını düzenli bir bütün oluşturmadan bir araya getirme tutumu. Uzlaştırma. Eklektizm.
Judgement : Tebligat. Bkz.judgment. Değerlendirme. Öznenin konu ya da nesneler üzerinde yüklemci bir işlemde bulunarak vardığı bilgi. Düşünce. Tüzel karar. Sonyargı. Hüküm. Yargı. Karar.
Reject : Reddetmek. Iskarta. Iskartaya çıkarmak. Atmak. Çıkarmak. Kabul etmemek. Kusmak. Bir tarafa atmak. Geri çevirmek. Bir kenara atılan yararsız şey.
Deciding : Kritik. Kesin. Son. Karar verme. Final. Belirleyici. Karar veriyor. Karar veren.
Alternative : Şık. Çare. Varyant. Diğer. Seçenek. Öbür. Öteki. Yerine geçebilen. İki şıktan biri. Başka.
Decisionmaking synonyms : groupthink, higher cognitive process, refereeing, change of mind, option, reversal, pick, selection, resolution, determination, settlement, turnaround, cull, eclectic method, officiation, judgment, judging, flip flop, closure.

Bu kısımda Decisionmaking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Decisionmaking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Decisionmaking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Decisionmaking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.