Deciding türkçesi Deciding nedir
Deciding ile ilgili cümleler
English: Ali is having trouble deciding whether or not he really needs to go.
Turkish: Ali gerçekten gitmesinin gerekip gerekmediğine karar vermekte sorun yaşıyor.
English: Ali is having a hard time deciding what to wear to the party.
Turkish: Ali partide ne giyeceğine karar vermede zorlanıyor.
English: Before deciding to buy it, I tried on the jacket to see if it would fit.
Turkish: Onu satın almaya karar vermeden önce, uyup uymadığını görmek için ceketi denedim.
English: Ali is having trouble deciding whether or not to go there.
Turkish: Ali oraya gidip gitmemeye karar vermede zorluk yaşıyor.
English: Especially during times of economic crisis, price becomes a dominant factor in deciding whether to buy any product.
Turkish: Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde, herhangi bir ürünü alıp almayacağımıza karar verirken fiyat baskın faktör haline gelir.
Deciding ingilizcede ne demek, Deciding nerede nasıl kullanılır?
Deciding vote : Başkanın oyu. Sonucu belirleyici oy. Bir sonucu belirleyen oy. Belirleyici oy. Sonucu belirleyici rey. Başkanın reyi.
Decidability : Karar verilebilirlik.
Decidable : Kararlaştırılabilir. Karar verilebilir. Sonuca varılabilir.
Decide : Karar kılmak. Karar vermesini sağlamak. Kararlaştırmak. Belirlemek. Aklı kesmek. Hüküm vermek. Seçim yapmak. Sonuçlandırmak. Sonuca varmak. Karar vermek.
Decide against a thing : Birşeyin aleyhinde karar vermek.
Decide to take the plunge : Bir şeyi yapmaya karar vermek.
Decided advantage : Üstün konum. Kesin üstünlük.
Decided not to : Yapmamayı seçti. Yapmamaya karar verdi.
Decidedly : Şüphesiz. Muhakkak. Kesinlikle. Karalı bir şekilde. Katiyetle. Kararlı bir şekilde. Kesin olarak. Tamamen. Kuşkusuz.
Decided : Kararlı. Açık. Karar verilmiş. Tartışmasız. Kesin. Şüphesiz. Muhakkak. Azimli. Net. Anlaşılır.
İngilizce Deciding Türkçe anlamı, Deciding eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deciding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Climacterics : Dönüm noktası. Yaş dönümü. Hassas. Menopozla ilgili. Menapozla ilgili. Bunalımlı. Kritik dönem. Menapoz. Yaş dönümüyle ilgili.
Change of mind : Birinin yaklaşımındaki değişiklik. Düşünüşü değiştirme. Davranış değişikliği. Fikir değiştirme.
Finales : Son sahne. Final (müzik terimi). Bitiş.
Axiomatical : Aksiyomlarla ilgili. Aksiyomatik. Kati. Kendiliğinden ispatlı. Aksiyomlardan türemiş. Muhakkak. Aksiyomla ilgili. Aksiyomlara özgü.
As sure as fate : Şüphe götürmez. Çok emin.
Certain : Güvenilir. Belli. Ayrım. Kuşkusuz. Kimi. Şüphesiz. Belirli. Mutlak. Muhakkak. Emin.
Afterbirths : Plasenta. Meşime. Döleşi.
Judgment : Görüş. Karar. Doğru düşünüp karar verme yetisi. Kanı. Hüküm. Yargı. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar. Yargılama. Düşünce.
Selection : Bireylerin ya da kümelerin doğal olarak işbölümü yapması. 2-canlı varlıklarda ortamın koşullarına en iyi uyan bireylerin ya da türlerin yaşamalarını sürdürüp uymayanların ise yok olması. Seçmeler. Seçim. Ayırma. Seçenek. Seçilim. Bazı organizmaların özellikle yeni oluşan karakterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamaları ile sonuçlanan doğal ya da yapay bir olay. seleksiyon. Seçme şey. Seçme. Seçme parçalar.
Arrival at a decision : Tartışma veya soruda kakar kılma. Sonucu belirleme. Karara varış. Karar ulaşma.
Deciding synonyms : groupthink, higher cognitive process, refereeing, absolute, came to the conclusion, boundary, determiner, deciders, determinative, indicative, indicatives, dijudication, as large as life, a hundred percent, turnabout, crucial, clear cut, affirmatives, determination, judgement, accurate, passing judgement, critiques, aftermaths, final, seminal, crit, significative, closure, criticisms, decreer, reversal, judging.
Deciding zıt anlamlı kelimeler, Deciding kelime anlamı
Indecisive : Belirsiz. Mütereddit. Kararsız. Karara bağlanamayan. Tereddüt. Şüpheli. Kuşkulu. Kesin olmayan. Ortada. İkircikli.

Bu kısımda Deciding kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deciding ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deciding anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deciding ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.