Turnabout türkçesi Turnabout nedir

Turnabout ile ilgili cümleler

English: Turnabout is fair play.
Turkish: Acıh bana acıh ona.

Turnabout ingilizcede ne demek, Turnabout nerede nasıl kullanılır?

Turnabouts : Ters yön. Atlıkarınca. Aksi yöne dönüş. Sapma. Geri dönüş. Aksi görüşe sahip olma. Dönme. Ters dönme. Dönek.

Turnable : Çevrilir. Çevrilebilir. Döner.

Non returnable : İade edilemez. Tek kullanımlık.

Nonreturnable : Değiştirilemez. İade edilemez. İadesiz. Geri verilemez. Tek kullanımlık.

Returnability : Geri verilebilirlik. İade edilebilirlik.

Returnable : Muhayyer. Geri verilebilir. İadesi mümkün. İade edilebilir. Depozitolu. Geri verilmesi gereken.

Diuturnal : Dayanıklı. Uzun süreli.

Enuresis nocturna : Enürezis nokturna.

Line turnaround : Hattan dönüş. Hattın yön değiştirme gecikmesi.

Returnable bottle : Depozitolu şişe. Geri dönüşlü şişe.

İngilizce Turnabout Türkçe anlamı, Turnabout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turnabout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flip flop : Erkek erkeğe cinsel ilişki sırasında sırayla pozisyon değiştirilmesi. Çarpma sesi yapmak. Flip-flop. Takla atmak. İki durumlu. Parmak arası plastik terlik. Tokyo. Bir çeşit takla. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Olası iki durumdan (örn. 0 ya da 1) birinde bulunan ve girdi olarak aldığı bir imle öteki duruma geçen öğesel çevrim.

 

Change of mind : Birinin yaklaşımındaki değişiklik. Düşünüşü değiştirme. Davranış değişikliği. Fikir değiştirme.

Changeable : Değişebilen. Kararsız. Değiştirilebilir. Şanjanlı. İstikrarsız. Değişebilir. Değişken. Yanardöner.

Untrustworthiness : Güvenilmezlik.

Roundabout : Dolambaçlı. Dolambaçlı yoldan konuşma. Toparlak. Toplu. Gereksiz kelimeler kullanma. Dolambaçlı yol. Dolaşık. Dolaylı anlatım. Taşıt gidiş ve gelişlerinin yalnız bir yönde ve aynı düzeyde, özekteki bir adacığın çevresinde yer aldığı yol kavşağı. Yuvarlak kavşak.

Abjuration : İmtina etme. Vazgeçme. Yeminle vazgeçme. Dinden çıkma. İrtidat. Feragat etme. Feragat. Yüz döndürme. Tövbe etme. Dünyevi yaşamdan çıkıp ruhani hayata geçme yemini.

Carousel : Döner piramit. Havaalanlarında yolcuların bagajlarını dağıtan döner sistem. Karusel. Atlıkaraca. Atlı karınca.

Galloper : Galopa giren at. Dört nala koşan. Ata binen. Dört nala koşan at. Ata binen kimse. Dört nala koşan kimse. Atlı karınca. Eştiren kimse. Yarış atı.

Faithlessness : Hainlik. Güvenilmezlik. Sadakatsızlık. Sadakatsizlik. İmansızlık. Vefasızlık. İnançsız. İnançsızlık. Güvensizlik.

Aberrance : Sapıklık. Anormallik.

Turnabout synonyms : change of direction, turnaround, decision making, detour, versatility, variabilities, amphoteric, volatility, angular motion, flukiest, retrograded, whirligig, carrousel, reconsideration, apostate, deflexion, reorientation, merrygorounds, inversion, carouselle, reverse turn, apostle, deciding, merrygoround, flukey, variability, apostasies, rethink, treachery, aberration, tergiversation, abnormality, detortion.