Roundabout türkçesi Roundabout nedir

  • Toplu.
  • Dolambaçlı yol.
  • Ceket.
  • Dolaylı.
  • Taşıt gidiş ve gelişlerinin yalnız bir yönde ve aynı düzeyde, özekteki bir adacığın çevresinde yer aldığı yol kavşağı.
  • Göbek.
  • Tombul.
  • Gereksiz kelimeler kullanma.
  • Dolaşık.
  • Dolaylı anlatım.
  • Dolambaçlı.
  • Yuvarlak kavşak.
  • Ada kavşak.
  • Dolambaçlı yoldan konuşma.
  • Göbekli kavşak.
  • Atlıkarınca.
  • Toparlak.
  • Boş laf etme.
  • Dolaylı bir şekilde meramını anlatma.

Roundabout ile ilgili cümleler

English: Ali does everything in such a roundabout way.
Turkish: Ali dolambaçlı yoldan her şeyi yapar.

Roundabout ingilizcede ne demek, Roundabout nerede nasıl kullanılır?

In a roundabout way : Dolaylı bir biçimde. Dolambaçlı bir şekilde. Dolambaçlı yoldan. Doğrudan olmayan bir şekilde. Dolaylı olarak. Dolanarak. Dolaylı yoldan.

Traffic roundabout : Dolambaçlı yol. Dönel kavşak.

Roundabouts : Döner kavşak. Yuvarlak kavşak. Dolaylı anlatım. Dolambaçlı yol. Atlıkarınca.

Groundage : Liman bekleme ücreti. Liman ücreti. Limanda barınma ücreti. Liman vergisi. Gemilerin limanda durmak, demirlemek için ödedikleri para. Liman kullanım ücreti. Liman resmi.

İngilizce Roundabout Türkçe anlamı, Roundabout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roundabout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Billy goat : Evcil keçinin erkeği. Palto. Teke. Erkek keçi. Erkeç.

Limbering : Oynak. Çevik. Eğilir. Esnek. Bükülgen. Kıvrak. Oynak (özellikle kol ve bacaklar). Eğilir bükülür. Top arabası ön parçası.

Big bellied : Kilolu. Koca göbekli. Büyük göbekli. Şişman. Şişko.

Kinky : Birbirine girmiş. Dolaşmış. Alışılmadık. Karışık. Acayip. Tuhaf. Garip. Kıvırcık. Müstehcen.

Belly button : Göbek deliği.

Cutaway : Kesikli. Kesiğe sahip gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip gitar. Üst perdelere daha rahat ulaşılabilmesi için gövde ile sapın birleştiği kısmın altına açılan oyuk. Kesik. Bonjur. Oyuk. Caketatay.

Bobbin : Bobin. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Makara. Masura. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Ufak iğ.

Jackets : Kitap kabı. Kabuk. Kitabın kağıt kabı. Kap.

Centerpieces : En önemli parça. Göbek süsü. Ortada yer alan süsleme (bir masanın, vb.). En önemli öğe. Merkezi konumdaki obje. Masaya konulan orta süsü. Rozet.

Roundabout synonyms : merrygorounds, convoluted, buxom, traffic circle, labyrinthine, cardigans, circumlocutional, long winded, elephantine, center point, intricate, gnarlier, foulest, bellybuttons, collective, rotaries, indirect speech, fattier, chubbiest, cammed, circuits, remoter, carrousels, circuit, fleshier, limber, congregates, agglomerative, bunched, spherical, bell foundry, blowziest, ambages.

Roundabout zıt anlamlı kelimeler, Roundabout kelime anlamı

 

Direct : Doğrudan. Dosdoğru. Direkt. Yönetmek. Çevirmek. Tam. Tereddütsüz. Düz. Yol göstermek. Adres yazmak (gönderiye).

Roundabout ingilizce tanımı, definition of Roundabout

Roundabout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indirect. Going round. A horizontal wheel or frame, commonly with wooden horses, etc., on which children ride. As, roundabout speech. Circuitous. A merry-go-round.