Declaratory action türkçesi Declaratory action nedir

  • Belirleme davası.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Saptama davası.
  • Tespit davası.

Declaratory action ingilizcede ne demek, Declaratory action nerede nasıl kullanılır?

Declaratory : Açıklayan. Tespit edici. İzah edici. İzhari. İfade eden. Beyan edici. Açıklayıcı. Beyan eden.

Action : Çalışma. Yapılan şey. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem. Aksiyon. Çalışma şekli. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Askeri harekat. Savaş.

Declaratory judgement : Tespit kararı. Bir anlaşmazlıkta bir tarafın yasal haklarını bildiren hüküm.

Declaratory order : Hukuk mahkemesinde bir tarafın hakları ile ilgili kural. Tespit sırası.

Declaratory remedy : Hukuk mahkemesinde bir tarafın hakları ile ilgili kural. Tespit kararı.

 

Abatement of action : Davanın düşmesi. Davanın usulden düşmesi.

İngilizce Declaratory action Türkçe anlamı, Declaratory action eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Declaratory action ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Administrative districts : Kaza. İdari bölge. İlçe. İdari bölüm.

Absente : Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası. Yitimli.

Aggravating circumstances : Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler.

Allegation : Bahane. İleri sürme. Mazeret. İddia. Özür. Sav. Suçlama. İthamname. İtham.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Act of witness : Tanıklık.

Annulment : Fesih. Evliliğin iptali. Iskat. İhlal etme. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Bozma. Fesh. Yürürlükten kaldırma. Yokarma. İptal.

Abstention : Sakınma. Uzak durma. Kaçınma. Çekimserlik. İmtina. Vazgeçmek. Çekimser oy. Çekinme. Oy vermeme.

Abduction : Dışaçekim. Kaçırma (bir kimseyi). (kas) dışarı çekme. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Zorla kaçırma. Adam kaçırma. Uğrulama. Adam kaldırma. Kız kaçırma.

Declaratory action synonyms : administration of justice, abstainer, american law of corporation, abetment, accused, administer an oath.