Deep sorrow türkçesi Deep sorrow nedir

  • Derin üzüntü.
  • Büyük acı.
  • İç karartıcı felaket.
  • Derin keder veya üzüntü.

Deep sorrow ile ilgili cümleler

English: No words can relieve her deep sorrow.
Turkish: Onun ızdırabını hiçbir kelime hafifletemez.

English: I felt deep sorrow at his death.
Turkish: Onun ölümünden derin üzüntü duydum.

Deep sorrow ingilizcede ne demek, Deep sorrow nerede nasıl kullanılır?

Deep : Karmaşık. Koyuluk. Derinlik. Dip. Dalgın. Karışık. Karanlık. Deniz. Ciddi. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk.

Sorrow : Üzülmek. Nedamet. Keder. Keder çekmek. Yas tutmak. Matem. Kederlenmek. Gam. Dert. Acı.

With deep sorrow : Derin pişmanlıkla. Büyük nedametle. Derin üzüntüyle.

Deep acid etching : Asitli derin dağlama.

Deep blue : Koyu mavi. Masmavi.

Deep breath : Derin nefes.

İngilizce Deep sorrow Türkçe anlamı, Deep sorrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deep sorrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heartbreaks : Gönül yarası. Kalp yarası. Istırap. Acı. Hicran yarası. Keder. Kalp kırıklığı.

Heartbreak : Kalp kırıklığı. Hicran yarası. Acı. Istırap. Gönül yarası. Kalp yarası. Keder.

Torment : Azap çektirmek. İşkence etmek. Azap. Sancı. Eziyet. Acı çektirmek. Azap vermek. İşkence yapmak. Canını yakmak.