Sorrow türkçesi Sorrow nedir

  • Hüzün.
  • Üzülmek.
  • Tasa.
  • Acı.
  • Kederlenmek.
  • Keder.
  • Keder çekmek.
  • Matem.
  • Dert.
  • Üzüntü.
  • Üzücü olay.
  • Nedamet.
  • Şanssızlık.
  • Acı çekmek.
  • Gam çekmek.
  • Gam.
  • Yas tutmak.

Sorrow ile ilgili cümleler

English: He disguised his sorrow with a smile.
Turkish: Üzüntüsünü gülümsemeyle gizledi.

English: He felt great sorrow when his wife died.
Turkish: Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.

English: As long as we're together, all the sorrow is nothing but an occasion to become closer.
Turkish: İkimiz olduktan sonra, bütün bu hüzünler, sıcak bir yakınlaşma için bahanedir.

English: Ali tried to forget his love sorrow by playing the piano.
Turkish: Ali piyano çalarak aşk üzüntüsünü unutmaya çalıştı.

English: I felt deep sorrow at his death.
Turkish: Onun ölümünden derin üzüntü duydum.

Sorrow ingilizcede ne demek, Sorrow nerede nasıl kullanılır?

Feel sorrow for : Acımak. Kederini paylaşmak. - için üzgün olmak. - için üzüntü hissetmek.

Cause sorrow : Üzüntüye neden olmak. Kederlendirmek.

Deep sorrow : Büyük acı. İç karartıcı felaket. Derin üzüntü. Derin keder veya üzüntü.

Feel sorrow : Esef duymak. Üzüntü çekmek. Acı çekmek. Üzüntü duymak. Kahretmek.

With deep sorrow : Derin pişmanlıkla. Büyük nedametle. Derin üzüntüyle.

 

Sorrowed : Gam çekmek. Matem tutmak. Nedamet. Üzüntü. Kederlenmek. Keder. Üzülmek. Acı çekmek. Tasa. Yas tutmak.

Sorrowing : Matem tutmak. Keder. Keder çekmek. Kederlenmek. Üzüntü. Yas tutmak. Acı çekmek. Gam çekmek. Üzülmek. Nedamet.

Sorrels : Ekşi yonca. Doru at. Al donlu at. Kuzukulağı. Kula at. Doru. Kızıl kahverengi. Ekşiyonca.

Sorrowless : Hüzün.

Sorrowfulness : Üzüntü. Kederlilik. Üzgünlük. Üzülme. Hüzünlülük.

İngilizce Sorrow Türkçe anlamı, Sorrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sorrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bother : Sıkıntı vermek. Can sıkmak. Takmak. Canını sıkmak. Musallat olmak. Daraltmak. Baş belası olmak. Zahmet etmek. Sinir bozmak.

Hard luck : Kör talih. Kötü şans. Talihsizlik.

Pain : İncitmek. Sızı. Baş belası. Kalbini kırmak. Ağrı. Canını yakmak. Acıtmak. Üzmek.

Laments : Ağıt yakmak. Ağıtlar. Dövünmek.

Hard line : Çok az. Talihsizlik. Sert. Katı. Ödünsüz. Uzlaşmaz. Katı tutum. Sıkı. Ödünsüz davranış.

Desolation : Terkedilmişlik. Yalnızlık. Perişanlık. Issızlık. Kimsesizlik. Viranlık. Kasavet. Haraplık. Terk edilmişlik.

Feel blue : Keyifsiz olmak. Keyfi kaçmış olmak. Mutsuz olmak. Üzgün olmak. Hüzünlü hissetmek. Morali bozuk olmak. Canı sıkılmak. Üzgün hissetmek.

Mopes : Sıkıntı.

Chagrin : Küstürmek. Ümidini kırmak. Rezil etmek. İç sıkıntısı. Hayal kırıklığı. Tasalanmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Utandırmak.

Hard lines : Katı tutum. Katı. Ödünsüz. Talihsizlik. Ödünsüz davranış. Sert.

Sorrow synonyms : brokenheartedness, negative stimulus, broken heart, anguishing, ruthfulness, ruefulness, sadden, care, anguish, bad fortune, melancholies, adversities, dust and ashes, regretting, carking, beareth, complaints, unhappiness, gloom, calamitousness, mourns, agonise, bane, preoccupation, gamut, regret, agony, gloomed, bad break, bottom out, bad luck, wail, ache.

 

Sorrow zıt anlamlı kelimeler, Sorrow kelime anlamı

Joy : Mutluluk. Zevk. Haz. Sonuç. Keyif. Mutluluk kaynağı. Çok sevinme. Başarı. Sevinç. Neşe kaynağı.

Happiness : Ferah. Saadet. Uygunluk. Kut. Bahtiyarlık. Mutluluk. Mut. Sevinç. Hoşluk.

Sorrow ingilizce tanımı, definition of Sorrow

Sorrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To feel pain of mind in consequence of evil experienced, feared, or done. The uneasiness or pain of mind which is produced by the loss of any good, real or supposed, or by diseappointment in the expectation of good. Regret. Unhappiness. Sadness. To be sad. To grieve. To be sorry. Grief at having suffered or occasioned evil.