Joy türkçesi Joy nedir

Joy ile ilgili cümleler

English: He felt the most heavenly joy that he had experienced since birth.
Turkish: O doğumundan beri yaşadığı en kutsal sevinci hissetti.

English: I feel a great joy for this job.
Turkish: Bu iş için büyük bir sevinç hissediyorum.

English: His joy showed on his face.
Turkish: Onun sevinci yüzüne yansımıştı.

English: At last, they experienced the joy of victory.
Turkish: Sonunda, galibiyetin sevincini tattılar.

English: Fine weather added to the joy of our trip.
Turkish: Güzel hava yolculuğumuza neşe ekledi.

Joy ingilizcede ne demek, Joy nerede nasıl kullanılır?

Joy of life : Yaşam sevinci. Hayat neşesi. Yaşama sevinci.

Joy of living : Yaşama sevinci. Yaşam sevinci.

Joy of victory : Birinin kazanmanın ardından hissettiği memnuniyet duygusu. Galibiyet mutluluğu. Zafer sevinci.

Joy powder : Eroin. (argo) kokain.

Joy ride : Zevk için araba sürme. Araba ile gezme.

Tears of joy : Sevinç gözyaşları.

Shed tears of joy : Sevinç gözyaşları dökmek. Mutluluk gözyaşı dökmek. Mutluluk gözyaşları dökmek. Sevinç gözyaşı dökmek.

Joy stick : Oyun çubuğu. Çük (argo sözcük). Joystick. Denetim kolu. Kumanda. Kumanda kolu (uçak). Penis.

 

Jumping for joy : Mutluluktan yukarı ve aşağı zıplama. Sevinçten zıplama.

Beaming with joy : Sevinçle gülümseyen. Gözlerinin içi gülen.

İngilizce Joy Türkçe anlamı, Joy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Joy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blissfulness : Büyük mutluluk. Mutluluk dolu olma.

Euphoria : Yerinde duramama. Mutluluk ve neşe. Öföri. Öfori. Mutluluktan uçma. Hastanın kendisini iyileşmiş gibi hissetmesi. Coşku. Zindelik hissi.

Blisses : Çok büyük mutluluk. Saadet. Bahtiyarlık. Kutluluk. Büyük mutluluk. Eksiksiz bir mutluluk. Mutluluktan uçma. İdaho eyaletinde şehir.

Fortunateness : İyi şans. Kısmetlilik. Şanslılık.

Efforts : Deneme. Girişim. Eser. Uğraşma. Mesai. Gayret. Çabalama. Çaba.

Animal spirits : Hayatiyet. Yaban hayvanlar. Yaşamayı hak eden ve suiistimal edilmemesi gerek varlıklar olarak hayvanlar. Ekonomik moral. Hayvanlar. Ekonominin genel durumu hakkında kişilerde yaygın olumsuz veya olumlu görüşler. Gençliğin coşkusu. Gençlik neşesi. Canlılık.

Delights : Zevk vermek. Eğlenmek. Memnun etmek. Sevinmek. Hazzetmek. Hoşnut etmek. Hoşlanmak. Hoşuna gitmek. Sevindirmek.

Charmingness : Hoşluk. Zevklilik. Baştan çıkarıcılık. Çekicilik.

Catastrophe : Kadastrof. Facia. Tragedyada oyunun sonlarına doğru, kahramanın yok oluşunu, komedyada ise dolantının çözümlenmesini ortaya çıkaran olay. Felaket. Dönüm noktası. Fecaat. Oyunun sonlarında ortaya çıkan durum: tragedyada kahramanın yok olmasını, komedyada ise entrikanın çözülmesini gerektiren olay. Afet.

Happiness : Kut. Bahtiyarlık. Ferah. Uygunluk. Mut. Hoşluk. Saadet.

 

Joy synonyms : high spirits, positive stimulus, joys, joyfulness, lightness, funning, deed, brightness, consequence, conviviality, bottom line, enchantment, enjoyments, conclusion, exultation, backwash, buoyancies, esprit, forehandedness, corollaries, blitheness, effort, enchantments, conclusions, indulgence, emotion, amusement, glees, backwashes, consequences, exhilaration, ecstasy, health.

Joy zıt anlamlı kelimeler, Joy kelime anlamı

Sorrow : Acı. Üzülmek. Kederlenmek. Tasa. Nedamet. Gam çekmek. Dert. Üzücü olay. Üzüntü. Keder çekmek.

Sadden : Koymak. Hüzünlendirmek. Üzülmek. Üzmek. Kederlenmek. Efkarlanmak. Kederlendirmek.

Joy ingilizce tanımı, definition of Joy

Joy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pleasurable feelings or emotions caused by success, good fortune, and the like, or by a rational prospect of possessing what we love or desire. To be glad. Delight. To delight. To rejoice. To give joy to. Exhilaration of spirits. The passion or emotion excited by the acquisition or expectation of good. To exult. Gladness. To congratulate.