Efforts türkçesi Efforts nedir

Efforts ile ilgili cümleler

English: All his efforts came to nothing.
Turkish: Onun bütün çabaları beyhude.

English: All my efforts turned out to be useless.
Turkish: Tüm çabalarımın yararsız olduğu ortaya çıktı.

English: A good lawyer would leave no stone unturned in his efforts to defend his client.
Turkish: İyi bir avukat müşterisini savunmak için yeri göğü titretecektir.

English: All my efforts were in vain.
Turkish: Bütün çabalarım boşunaydı.

English: All my efforts are nothing in comparison with yours.
Turkish: Tüm çabalarım seninkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.

Efforts ingilizcede ne demek, Efforts nerede nasıl kullanılır?

Best efforts underwriting : Eniyi çaba yüklenimi. Bir yatırım bankası ya da grubunun, bir şirket tarafından yeni çıkarılan hisse senedinin tümünü eniyi çabayı göstererek satmayı üstlenmesi, satamadıklarını ise çıkarana iade etme anlaşması. krş. aracılık yüklenimi, eniyi çaba ilkesi. En iyi çaba yükümlülüğü.

Derail efforts : Raydan çıkarma çabaları. Yolundan çıkarma girişimleri (bir plan proje vs'yi).

Joint efforts : Elbirliği. Teşriki mesai. Ortak çabalar. Müşterek çabalar. Müşterek çaba. İşbirliği. Grup gücü. Ortak çaba.

 

Strenuous efforts : Üstün gayret.

Superhuman efforts : İnsanüstü çabalar.

All out effort : Üstün gayret.

Exert effort : Çaba sarfetmek.

Best effort basis : Eniyi çaba ilkesi. Bir yatırım bankası ya da grubunun, bir şirket tarafından yeni çıkarılan hisse senedini olabilecek eniyi fiyattan ve en yüksek miktarda satmayı üstlenmesi. krş. aracılık yüklenimi, eniyi çaba yüklenimi.

Untiring efforts : Büyük gayretler.

Endless effort : Bitmek bilmeyen çaba. Devamlı mücadele. Sürekli gayret veya emek.

İngilizce Efforts Türkçe anlamı, Efforts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Efforts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Joy : Sonuç. Neşe. Neşe kaynağı. Mutluluk. Haz. Çok sevinme. Keyif. Zevk. Mutluluk kaynağı.

Attempted : Çaba gösterilen. Denenen. Gayret edilen. Teşebbüs edilen.

Share : Kar payı. Hisse. Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Yarıcılık. Anamalın belirli bir bölümü. pay belgiti. Katılım. Paylaştırmak. Hisse senedi. Toprağı işleyenin, elde ettiği üründen, mal iyesine sözleşmeye göre pay vermesi biçiminde bir işletme türü. Anlatmak.

Worst : En kötüsü. En kötü biçimde. Alt etmek. En kötü. Yün iplik. Yenmek. En fena. En kötü şey. En kötü şekilde.

Workout : Deneme çalışması. Antrenman. Çalışarak elde etmek. Antreman. Çalışma. İdman. Yetenek testi. Yetenek denemesi.

Energy : Güç. Erke. Can. Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi. Derman. Enerji. Doğada çeşitli hallerde görünen iş yapabilme yeteneği. değişlik yollarla bir türünden ötekine dönüşebilen bellibaşlı erke türleri erkil, devimsel, elektriksel, ısıl, ışıl, kimyasal, çekirdeksel erkelerdir. Kuvvet. Mecal.

 

Overkill : Daha az getiri ile sonuçlanan girişim (ticaret). Gereğinden fazla silah. Aşırı reklam yapma. Düşmanın fazlasıyla üstesinden gelebilecek nükleer güç. Aşırı güç kullanma. Aşırı yükleme. Gerekli olandan daha fazla olma. Düşmanı yenmek için gerekli olandan çok daha fazla bir nükleer güç. İstenilen hedefi aşan bir çaba (özellikle gereksiz öldürme içeren askeri operasyon). Fazlalık (argo terim).

Striving : Çabalamak. Zorlu. Didinmek. Gayret etmek. Uğraşmak. Mücadele. Mücadele etmek. Çaba gösterme.

Try : Kalkışma. Uğraşmak. (bir işe) soyunmak. Atış hakkı (ragbi). Deneyimlemek. Kızdırmak. Yeltenmek. -e soyunmak. Sıkmak.

Bootstraps : Çizme atkısı.

Efforts synonyms : squeeze play, power play, physical exercise, physical exertion, mug's game, endeavor, elbow grease, mettles, tussles, conation, creation, floundered, batting, monument, diplomacy, beats, foray, scaffolding, fortunateness, pull, competition, industry, flounders, attempt, ardentness, struggled, diplomacies, effort, babies, labour, assiduous, artefact, accomplishment.

Efforts zıt anlamlı kelimeler, Efforts kelime anlamı

Inactivity : Durgunluk. Tesirsizlik. Tembellik. Etkisizlik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Avarelik.

Worst : En kötü şekilde. Alt etmek. En kötü. En kötü biçimde. En fena. En kötüsü. Yenmek. En kötü şey. Yün iplik.

Best : En iyi. En iyi şekilde. En çok. Hakkından gelmek. Yenmek. Baskın çıkmak. Alt etmek. En iyisi. En. Geçmek.