Workout türkçesi Workout nedir
- Yetenek denemesi.
- Çalışarak elde etmek.
- Deneme.
- Çalışma.
- Antrenman.
- Antreman.
- Deneme çalışması.
- Yetenek testi.
- İdman.
Workout ile ilgili cümleler
English: After doing my first workout at the gym, my body ached so much that I felt like a paralytic.
Turkish: Spor salonundaki ilk antremanımdan sonra vücudum öyle ağrıdı ki, kendimi felçli gibi hissettim.
English: What's your favorite song to workout to?
Turkish: Antrenman yapmak için favori şarkın nedir?
English: I feel good after one hour workout.
Turkish: Bir saatlik antremandan sonra iyi hissediyorum.
English: I feel good after a workout.
Turkish: Egzersiz yaptıktan sonra iyi hissediyorum.
English: I want to workout.
Turkish: Antrenman yapmak istiyorum.
Workout ingilizcede ne demek, Workout nerede nasıl kullanılır?
Workout clothes : Spor kıyafeti.
Workout equipment : Jimnastik yaparken kullanılan aletler. Jimnastik aletleri. Çalışma aletler. Spor ekipmanı. Gym ekipmanı. Spor aletler.
Had a workout : Çalışma yaptı. Egzersiz yaptı.
What a workout : Çok acı verici. Çok sıkıcı. Amma sıkıcı. Çok yorucu.
Workouts : Spor etkinlikleri. Deneme. Antreman. Yetenek testi. Çalışma. İdman.
Work a buttonhole : İliğin kenarlarını dikmek.
Work at : İçin çaba göstermek. Bir şey için emek harcamak.
Work area : Şantiye. İş alanı. Çalışma alanı. İş sahası. Bir işlem sırasında, veri öğelerinin, üzerinde çalışılmak üzere geçici olarak saklandığı bellek alanı.
Work against : Aleyhine çalışmak. -e karşı çalışmak. -e karşı hareket etmek. -in ayağına çalışmak. Zararına çalışmak. Engellemek.
Work as a teacher : Öğretmen olarak çalışmak.
İngilizce Workout Türkçe anlamı, Workout eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Workout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attend school : Okuma. Okul okumak. Okula gitme.
Experiment : Deney. Denemek. Bilimsel araştırmanın gözlem ve varsayım basamaklarından sonra gelen, gözlenen olayları, benzerlerini ya da doğada gözlenmemiş olanları, çeşitli koşullarda ve özgül yöntemlerle deneylikte yapmak için uygulanan türlü etkinliklere verilen ad. İstatistiksel açıdan, gözlemlerin veya ölçümlerin olası sonuçlarını elde etmek için kullanılan terim. test. Deney yapmak. Deneyden geçirmek. Deneye tabi tutmak. Tecrübe. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya da deney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi. bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem.
Attempt : Denemek. Çalışmak. Kalkışmak. Kalkmak. Girişimde bulunmak. Yeltenmek. Kalkışma. Teşebbüs etmek. Teşebbüs.
Yoga : Yoga.
Practice : Denence(li). Egzersiz. Çalışmak. Kılgı. Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. Entrika çevirmek. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları. Adet edinmek. Dolap çevirmek. Etmek.
Gymnast : Spor uzmanı. Jimnastikçi. Beden eğitimi hocası. Cimnastikçi. Cimnastik alıştırmalarını (ustalıkla) yapan kimse. Jimnastik uzmanı.
Motion : Önerge. Devinim. Güdü. İşaret. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. İşaret etmek. İşleme. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Hareket ettirmek.
Essay : Girişim. Tecrübe. Kalkışmak. Denemek. Rapor. Tahrir. Tecrübe etmek. Numune. Yapmaya kalkışmak.
Stretching : Uzatma. Esneme. Gerilme. Esnetme. Germe. Gerinme. Genleşme. Streçleme. Türlü nedenlerle kısalan kasları açmak ve uzatmak için bağlı bulundukları eklemlerde yapılan esnek, yaylı ve zorlu germe devinimi.
Audition : Eleme. Seçme (tiyatro vs. için). Duyma gücü. Duyma. Giriş sınavı. Herhangi bir tiyatroda oyuncu olarak çalışmak üzere yapılan sınav, ya da tiyatro okuluna oyuncu olmak için yapılan seçme sınavı. Kulak sınavı. İşitme gücü. Koro.
Workout synonyms : isotonic exercise, arm exercise, physical exertion, kegel exercises, pubococcygeus exercises, back exercise, muscle building, musclebuilding, gymnastic exercise, physical exercise, cardiopulmonary exercise, tummy crunch, isometric exercise, exercise set, workouts, isometrics, employment, aptitude tests, labours, operation, physical jerks, bashes, exercising, travail, labour, bash, actions, kick up, gymnasts, dissertation, dissertations, aptitude test, labor.

Bu kısımda Workout kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Workout ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Workout anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Workout ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.