Defiling türkçesi Defiling nedir

Defiling ingilizcede ne demek, Defiling nerede nasıl kullanılır?

Defilingly : Kirleten veya bozan bir şekilde. Kirletici bir biçimde. Kötüye kullanarak. Kutsallığını bozan bir şekilde.

Defilade : İstihkamları düşman ateşinden korumak. Havale siperi yapma. Sütre.

Defilading : İstihkamları düşman ateşinden korumak.

Defile : Yüksek genç dağlarda iki yamacı birleştiren derin, uçurum görünüşünde dar yol. Boğaz. Pisletmek. Kötüye kullanmak. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Kirletmek. Kutsal birşeye saygısızlık etmek. Bozmak. Derbent. Lekelemek.

Defilement : Bozma. Lekeleme. İffetsizlik. Kirletme. Kirlilik. Pisletme.

Defilements : Pisletme. Kirlilik. Bozma. Lekeleme. İffetsizlik. Kirletme.

Defiance : Muhalefet. İsyankarlık. Gözdağı. Karşı koyma. Başkaldırma. Karşı çıkma. Saygısızlık. Meydan okuma. Nispet. İtaatsizlik.

Defiant : Serkeş. Uymayan. Küstah. Meydan okuyan. Karşı koyan. Atar yapan. Karşı gelen. Muhalif. Küstahça. Cüretkar.

Defiles : Bulaştırmak. Pisletmek. Kutsal birşeye saygısızlık etmek. Kirletmek. Bozmak. Boğaz. Dar boğaz. Tek sıra halinde yürümek. Kötüye kullanmak. Lekelemek.

 

Defiances : İsyankarlık. Muhalefet. Meydan okuma. Saygısızlık. Karşı koyma. Başkaldırma. Gözdağı. Karşı çıkma. Nispet.

İngilizce Defiling Türkçe anlamı, Defiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hall : Büyük salon. Yurt. Üniversite binası. Koridor. Antre. Yemekhane. Salon. Oturma salonu. Toplantı salonu. Kabul salonu.

Misappropriations : Çalmak. Zimmete geçirme. Aşırtı. Zimmete para geçirme. Suistimal. Emaneti suistimal. Güveni kötüye kullanma.

Bemired : Çamurlamak. Çamurlu. Çamurlanmış. Pisletmek. Çamura saplanmış. Kirlenmiş. Çamura batmış. Pislenmiş.

Attaints : Tenzil etmek. Rezil etmek. Ayıp. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Yakalanmak. Tutulmak. Leke. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak.

Asperse : İftira etmek. Alnına leke çalmak. İftira atmak. Alnına leke sürmek. Serpmek. Çamur atmak.

Bedaubs : Sürmek. Bulaştırmak. Karalamak. Bulamak. Sıvamak.

Imposed : Yük olmak. Maruz kalmış. Empoze. Yüklemek. Etkilenmek. Uygulmaya koymak. Yararlanmak. Zorlamak. Dayatılan.

Addlings : Çürük. Bozulmak. Kokuşturmak. Kokmak. Çürümek. Çürütmek. Cılk. Şaşırtmak. Kafa karıştırmak.

Delinquency : Görevi ihmal etme. Suça sürüklenme. İhmal. Kabahat. Hata. Suç işleme. Borçların ödenmemesi. Herhangi bir toplumsal görevi yapma ya da bir yasağa uymada bireyin başarısız kalması, toplumsal bir yükümlülüğe aykırı davranması durumu. Suç işleme (çocuklarda).

 

Malversation : İrtikap. Zimmete para geçirme. Rüşvet verme. Rüşvet yeme. Suistimal. Gayri kanuni işler yapma. Zimmete geçirme. Zimmetine para geçirme.

Defiling synonyms : befouling, abolish, abolishes, affects, adulterate, bastardizing, upper surface, asperses, exploitations, bemires, begrimed, room, abashes, encroaches, defile, aspersed, alloyed, misappropriation, attaint, attainted, abuse, overhead, altitude, delinquencies, bastardize, embezzlements, defiles, encroaching, aspersing, manipulation, deceit, addling, adulterates.

Defiling zıt anlamlı kelimeler, Defiling kelime anlamı

Activation : Etkilenim. Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi. Canlandırma. Etkinleşme. Hizmete sokma. Aktifleştirme. Hareketlendirme. Harekete geçirme. Devreye girme.