Defogs türkçesi Defogs nedir

  • Açıklık getirmek.
  • Bir şeye açıklık getirmek.
  • Bir şeyden sis kaldırmak.
  • Sisten arındırmak.

Defogs ingilizcede ne demek, Defogs nerede nasıl kullanılır?

Defog : Açıklık getirmek. Bir şeyden sis kaldırmak. Bir şeye açıklık getirmek. Sisten arındırmak.

Defogged : Sisten arındırmak. Bir şeye açıklık getirmek. Bir şeyden sis kaldırmak. Açıklık getirmek.

Defogger : Açıklık getiren kimse veya şey. Sisten arındıran aygıt. Açıklık getiren kişi. Sisi ortadan kaldıran aygıt. Sisi ortadan kaldıran cihaz.

Defoggers : Sisten arındıran aygıt. Açıklık getiren kişi. Açıklık getiren kimse veya şey. Sisi ortadan kaldıran aygıt. Sisi ortadan kaldıran cihaz.

Defogging : Sisten arındırmak. Bir şeye açıklık getirmek. Bir şeyden sis kaldırmak.

Defoaming agent : Köpükleşme önleyici. Köpük giderici madde.

Defocusing : Ayarsızlık. Fokus ayarsızlığı. Bulamklaştırma. Konunun odak dışı kılınmasıyla görüntüye bulanık bir görünüş sağlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Defocus : Alıcı yönetmenine, görüntüyü bulanıklaştırması için verilen komut. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanıklaştır.

Defoamer : Köpük önleyici. Köpük söndürücü. Köpük giderici.

Defoam : Köpüğünü gidermek.

 

İngilizce Defogs Türkçe anlamı, Defogs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distort : Çarpmak. Bükmek. Bozmak. Değiştirmek. Saptırmak. Kirlenmek. Eğri büğrü etmek. Yamultmak. Konuyu çarpıtmak. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteç tarafından aşırı sürülmesi sonucu kırılarak bozulmasıyla kendine has sert sesin oluşması.

Clarify : Açıklamak. Arıtmak. Anlaşılır olmak. Aydınlanmak. Aydınlatmak. Açıklanmak.

Crystallises : Kristal hale getirmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize). Billurlaşmak. Aydınlığa kavuşturmak. Belirginleştirmek. Kristalleştirmek. Şekil almak veya biçimlenmek. Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Işık tutmak.

Overshadow : Gölge düşürmek. Gölge etmek. Küçültmek. Gölgede bırakmak. Aşmak. Gölgelemek. Düşürmek. Geçmek.

Morph : Biçimbirim. Biçim. Biçimlik. Şeklini değiştirmek.

Twist : Yarı dönüşle yapılan tehlikeli bir geri taklası. Bale dansçısının sol bacağı üzerinde durup sağ bacağıyla güç alarak dönmesi. Anlamını saptırma. Bükülmeli takla. Mekik. Kıvırmak. Dolamak. Çarpıtmak. Kıvırtmak. Çevirmek.

Crystallised : Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize). Kristal hale gelmesine neden olmak. Belirginleştirmek. Kristalleştirilmiş. Şekil almak veya biçimlenmek. Kristal hale getirmek. Kristalleşmiş. Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Kristalleştirmek.

Demists : Arabanın ön veya arka camından buğuyu ya da buzlanmayı temizlemek. Buğuyu temizlemek.

 

Crystallising : Belirginleştirmek. Kristalleştirmek. Kristal hale getirmek. Şekil almak veya biçimlenmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize). Kristal hale gelmesine neden olmak. Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak.

Mist : Sisli olmak. Sisle kaplamak. Buğulandırmak. Buğulamak. Karartı. Buğu. Sis bastırmak. Nemli havanın yeterince soğumasıyla içindeki su uçuğunun yeryüzüne yakın yerlerde yoğuşumu. bir uçun içindeki sıvı damlacıklarından oluşan asıltı. Sis basmak. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır.

Defogs synonyms : haze over, crystallise, defogged, crystalize, crystalized, obscure, obnubilate, hide, fog, defog, twine, conceal, contort, cloud, wrench, defogging, wring, becloud, clarifies, demist.

Defogs zıt anlamlı kelimeler, Defogs kelime anlamı

Show : İbraz etmek. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Şov. Sergilemek. Görünmek. Göstermek. Oyun. Açıklamak. Olanak. İş.

Untwist : İplerini çözmek. Açmak. Açılmak. Çözmek. İplerini ayırmak. Bükümünü açmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Halletmek.