Morph türkçesi Morph nedir

  • Biçimbirim.
  • Biçim.
  • Biçimlik.
  • Şeklini değiştirmek.

Morph ile ilgili cümleler

English: She was kept under with morphine injections.
Turkish: O, morfin enjeksiyonları ile kontrol altında tutuldu.

English: The doctor gave Tom morphine.
Turkish: Doktor Tom'a morfin verdi.

English: The doctor gave him morphine.
Turkish: Doktor ona morfin verdi.

English: Languages are partially isomorphic.
Turkish: Diller kısmen eşyapılıdır.

English: Odysseus and Morpheus are pronounced, with perfect regularity, like Zeus.
Turkish: Odiseus ve Morfeus, Zeus gibi mükemmel normallikte söylenir.

Morph ingilizcede ne demek, Morph nerede nasıl kullanılır?

Morphaea : Köpeklerde yerel deri sertleşmesi. Morfe.

Morphallaxis : Morfallaksis.

Morpheme : Bir dilin anlam taşıyan en küçük birimi: ev+in kapı+sı, diş+çi+lik sözlerini oluşturan birimler gibi. Anlam birimi. Morfem. Biçimbirim. Anlambirim.

Morphemes : Morfem. Anlambirim. Biçimbirim.

Morphemic : Biçimbirimsel.

Morpheus : Morfeus (mitoloji terimi). Rüya tanrısı. Rüya tanrısı (mitoloji terimi).

Morphine : Afyondan elde edilen hidroklorür ve sülfat tuzu biçiminde kullanılan, veteriner hekimliğinde premedikasyon, ishal, öksürük ve ağrı kesici olarak kullanılan, kedilerde kullanılması tavsiye edilmeyen narkotik bir ilaç. Opoidlerin prototipi. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Afyonun esas alkoloit maddesi. tıbbi olarak ağrıların azaltılmasında kullanılan ve uzun süre kullanıldığında bağımlılık yapan bir madde. Morfin. C17 h19 no3 .h2o.; afyondan elde edilen ve uyuşturucu olarak kullanılan, renksiz, örüt özdek.

 

Morphine addict : Morfinoman.

Morphinism : Morfinizm. Morfin düşkünlüğü. Morfin bağımlılığı.

Morphinist : Morfinman.

İngilizce Morph Türkçe anlamı, Morph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Morph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Configurations : Yıldız kümesi. Gruplaşma. Konum. Gezegenlerin konumu.

Formating : Boyut. Düzenlemek. Format atmak. Diziliş. Kitap düzenlemesi. Şekil. Format. Sayfa düzeni.

Remodel : Değişiklik yapmak. Yeni model uygulamak. -e yeni bir biçim vermek. Biçimini değiştirmek. Tadilat yapmak (bir yerde). Değişiklikler yapmak. Yeni şekle koymak.

Configuration : Çizimsel çözümlemede bir anlatımı olan simgesel gösterim ya da görünülü biçim. bk.z görünülü çizim. Düzenleme. Yıldız kümesi. Bilgisayar, bilişim, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gruplaşma. Durum. Kurgu. Konfigürasyon. Konum. Biçimleşme.

Figuration : Fulgurasyon. Temsil. Şekil. Biçimlendirme. Süsleme. Şekillendirme. Betimleme. Tasvir. Şekle sokma.

Recast : Değişiklik yapmak. Yeni biçime sokmak. Yeniden biçimlendirmek. Değiştirmek. Yeniden hesaplamak. Hatırlamak. Değiştirme. Yeniden biçimlendirme. Yeni bir biçime sokmak.

Wring : Sızlatmak. Burmak. Sıkıştırmak. Döndürerek sıkmak. Acıtmak. Kuvvetle sıkmak. Sıkmak (çamaşırı). Zorla almak. Bükmek. Sıkmak.

 

Recasting : Değişiklik yapmak. Değiştirmek. Başka kelimelerle ifade etme. Yeniden hesaplamak. Yeniden dökmek. Yeniden biçimlendirmek.

Figurations : Süsleme. Biçimlendirme. Betimleme.

Fashion : Meydana getirmek. Tarz. Öncülük etmek. Tasarlamak. Dış görünüş. Adet. Oluşturmak. Moda.

Morph synonyms : redecorates, moneme, contort, refashion, template, format, refashioning, fashionableness, remodeled, grammatical morpheme, eidos, alter, distort, redecorated, figure, morpheme, fashions, change, conformations, redecorating, recasts, change form, conformation, bathos, refashions, casts, refashioned, change the form of, deform, morphemes, modify, morphs, form.