Defraud türkçesi Defraud nedir

  • Hile yapmak.
  • Hakkını yemek.
  • Sahtekarlık yapmak.
  • [#dolandırma Dolandırmak].
  • Gadretmek.
  • Elinden almak.
  • Aldatmak.
  • Hile yapma.
  • Dolandırma.

Defraud ile ilgili cümleler

English: She defrauded me of my property.
Turkish: O, benim mal varlığımı elimden aldı.

Defraud ingilizcede ne demek, Defraud nerede nasıl kullanılır?

Defraud the revenue : Gelirini tam göstermemek. Vergi kaçırmak.

Defraudation : Dolandırma. Hile. Dolandırıcılık. Yolsuzluk. Aldatma. Hakkını yeme. Hilekarlık. Yoksunluk.

Defrauded : Hakkını yemek. Aldatmak. Dolandırmak. Dolandırılmış. Elinden almak.

Defrauder : Hilekar. Yolsuzluk yapan kimse. Vergi kaçakçısı. Yolsuzluk yapan. Dolandırıcı.

Defrauders : Dolandırıcı. Yolsuzluk yapan kimse. Yolsuzluk yapan. Hilekar. Vergi kaçakçısı.

Defragment files only : Sadece dosyaları birleştir.

Defragment files and free space : Dosyaları ve boş alanı birleştir.

Defrag legend : Birleştirme göstergesi.

Defra : Birleşik krallık'ta çevrenin korunması ve gıda üretimi ve standartlarından sorumlu ve yetkili hükümet organı (ayrıca çevre, balıkçılık, tarım ve kırsal konulardan da sorumludur). Food & rural affairs (çevre, gıda ve kırsal işler birimi). Department for environment.

Defragment now : Şimdi birleştir.

İngilizce Defraud Türkçe anlamı, Defraud eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Defraud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swindles : Üçkağıda getirmek. Parasını çarpmak. Kafese koymak. Kafeslemek. Tokatlamak. Kazık atmak. Hile ile almak.

Confidence game : Sahtekarlık. Üçkağıtçılık. Dolandırıcılık. Güveni suistimal suçu. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Alavere dalavere. Dolandırıclık.

Persecutes : Rahat bırakmamak. Acı çektirmek. Sıkıntı vermek. Rahat vermemek. Eziyet etmek. Canını yakmak. İşkence etmek. Zulüm etmek. Zulüm yapmak.

Defraudment : Sahtekarlık. Kazık atma. Dalavere.

Chiseling : Oymak. Sızdırmak. Taraklama. Kazıklamak. Yontma. Pürüzlendirme. Yontmak. Kesme işlemi.

Fudges : Yarım yamalak yapmak. Geçiştirmek. Kaçınmak. Uyduruk kaydırık yapmak. Taklidini yapmak. Biraz uydurmak. Sınırı aşmak. Abartmak. Uydurmak.

Betray : Kötüye kullanmak. Hainlik etmek. Ele vermek. Açığa vurmak. Yanlış yola sevk etmek. Hiyanet etmek. Ağzından kaçırmak. İhanet etmek. Hıyanet etmek.

Short change : Eksik para üstü vermek. Eksik ödemek. Eksik vermek. Eksik ödeme yapmak. Para üstünü az vererek birini kandırmak. Kandırmak. Para üstü vermemek. Eksik para üzeri vermek.

Grifts : Dolandırıcılık. Sahtekarlık.

Persecuting : Zulüm yapmak. Sıkıntı vermek. Rahat bırakmamak. İşkence etmek. Eziyet etmek. Acı çektirmek. Canını yakmak. Zulüm etmek. Rahat vermemek.

Defraud synonyms : bereft, fudging, defrauded, infringes, strip off, betrays, relieve of, dispossesses, chisel, persecute, bilked, cog, bereave, chiselling, bunco, nobble, gulling, defrauding, scam, beguiles, duperies, bilking, defraudation, bereaves, victimising, goldbrick, rip off, bilk, victimise, mulct, grifting, gip, gouging.

 

Defraud ingilizce tanımı, definition of Defraud

Defraud kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : With of before the thing taken or withheld. As, to defraud a servant, or a creditor, or the state. To injure by embezzlement. To withhold from wrongfully. To deprive of some right, interest, or property, by a deceitful device. To cheat. To overreach.