Defuze türkçesi Defuze nedir

  • Patlayıcı fitilini sökmek.
  • Yatıştırmak.
  • Tansiyonu düşürmek.
  • (ortamı) sakinleştirmek.
  • Dağıtmak.
  • Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek.
  • Bir patlayıcıyı boşaltmak veya etkisiz hale getirmek.
  • Tapasını çıkarmak.
  • Etkisizleştirmek.
  • Fitilini sökmek (patlayıcı).
  • Patlayıcıyı etkisizleştirmek.
  • Etkisiz hale getirmek.

Defuze ingilizcede ne demek, Defuze nerede nasıl kullanılır?

Defuzed : Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Bir patlayıcıyı boşaltmak veya etkisiz hale getirmek. Yatıştırmak. Dağıtmak. Tansiyonu düşürmek. Etkisiz hale getirmek. Patlayıcı fitilini sökmek. Tapasını çıkarmak. Fitilini sökmek (patlayıcı). Etkisizleştirmek.

Defuzes : Dağıtmak. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Yatıştırmak. Tapasını çıkarmak. Etkisiz hale getirmek. Patlayıcı fitilini sökmek. Tansiyonu düşürmek. Fitilini sökmek (patlayıcı). (ortamı) sakinleştirmek. Etkisizleştirmek.

Defuzing : Etkisiz hale getirme (bomba). Patlayıcıyı etkisizleştirmek. Bir patlayıcıyı boşaltmak veya etkisiz hale getirmek.

Defunct : Ölmüş. Mülga. Münfesih. Müteveffa. Geçersiz. Artık kullanılmayan. Feshedilmiş. Ölü. Merhum.

Defunct company : Ölü şirket. Artık var olmayan şirket.

Defused : Etkisiz hale getirmek. Tansiyonu düşürmek. Yatıştırmak.

Defunctness : Ölülük. Ölü olma. Ölüm.

 

Defuse a bomb : Bombayı etkisiz hale getirmek. Bombayı etkisizleştirmek. Patlayıcı bir aygıttan fünyeyi infilak etmeyecek şekilde almak.

Bodeful : Belirti olma. Emare olma. İşaret olma. Delalet olma.

Defusing : Etkisiz hale getirmek. Etkisiz hale getirme (bomba). Tansiyonu düşürmek. Yatıştırmak.

İngilizce Defuze Türkçe anlamı, Defuze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defuze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alleviate : Kısmen gidermek. Hafiflemek. Yatıştırma. Hafifletme. Azaltmak. Azaltma. Dindirmek. Hafifletmek. Yatışma. Teskin etmek.

Appease : Tatmin etmek. Bastırmak (açlığı vb). Dindirmek. Azaltmak. Gidermek. Açlığını gidermek. Bastırmak. Sakinleştirmek. Gönlünü almak. Doyurmak.

Crack up : Dağılmak. Övmek. Gülmekten katılmak. Çökmek. Sağlığı bozulmak. Yıkılmak. Güçten düşme. Güçten düşmek. Sinir krizi geçirmek.

Deactivated : Devre dışı. Devre dışı bırakılmış. Devre dışı bırakmak. Durdurmak. Etkisiz hale getirilmiş. Durdurulmuş. Etkisizleştirilmiş.

Appeasing : Gidermek. Azaltmak. Yatıştırıcı. Hafifletmek. Bastırmak. Sakinleştirmek. Yatıştırma. Yatıştıran. Gönlünü almak.

Abating : (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Yatıştırma. Azalmak. Hafifleme. Dindirme. Hafiflemek. Azalma. Dindirmek. Azaltma.

Disenable : Olanak tanımamak. Etkisiz kılmak. Engellemek. Diskalifiye etmek. Geçersizleştirmek. Önlemek.

Regret : Pişman olmak. Hayıflanmak. Müteessir olmak. Gözünde tütmek. Esefle karşılamak. Hasret olmak. Pişmanlık. -e üzülmek. Üzülmek. Üzüntü.

 

Set : Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. İnatçı. Basmakalıp. Olgunlaşmak. Ayırt edici kuralıyla ötekilerden ayrılan ve belli sayıda birimden oluşan nesneler ya da birimler topluluğu. Geleneksel. Küme. Takım. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Göstermek.

Defuze synonyms : defused, redefine, clutter, abates, assuaged, pooh pooh, defang, be on the rampage, limit, be on the loose, assuage, inactivate, respond, abated, alleviated, dealing out, disobey, alleviates, clutters, counteracts, reject, counteracted, cancels, appeases, counteract, bestrewed, alleviating, defusing, allocate, allayed, ease tension, apportion, counteracting.

Defuze zıt anlamlı kelimeler, Defuze kelime anlamı

Obey : Riayet etmek. Sadakat göstermek. Söz dinlemek. Denileni yapmak. Dinlemek. Biat etmek. -e uymak. İtaat etmek. Tanımak. Uymak.

Accept : Razı olmak. Üstlenmek. Kabullenmek. Hazmetmek. Onaylamak. Almak. Normal karşılamak. Evet demek. Katlanmak. Anlamak.

Contract in : Kontrat ile katılmak. Katılmak.

Defuze antonyms : lend oneself.