Degenerated türkçesi Degenerated nedir

  • Yozlaşmış.
  • Bozulmuş.
  • Soysuz.
  • Solmuş.
  • Çürümüş.

Degenerated ile ilgili cümleler

English: Despite their truth, sayings like "carpe diem", "live for yourself" and "know your worth" have degenerated into cliches for justifying rudeness, oddness, and apathy, at the hands of TV personalities and columnists. That is what is called "educated ignorance".
Turkish: "Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.

Degenerated ingilizcede ne demek, Degenerated nerede nasıl kullanılır?

Degenerated organ : Solmuş veya bozulmuş organ. Çürümüş organ.

Degenerate cow : Ne laktasyonda ne de gebe olan, sadece et üretimi için beslenen inek. Yoz inek.

Degenerate modes : Yoz kipler.

Degenerate random variable : Yozlaşan rastsal değişken.

Degenerate state : Nicem düzeneğinde, erkeleri eş olan ayrı nicem durularının her biri. Çakışık duru. Yozlaşık durum. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Degenerations : Yozlaşma. Bozulma. Dejenerasyon.

Degenerative and necrotic inflammation : Dejeneratif ve nekrotik yangı. Doku kaybıyla veya diğer bir ifadeyle nekroz dejenerasyonla belirgin, yangı, değiştirici yangı.

Degenerate : Soysuzlaşmış. Bozulmuş. Bozulmak. Aşağılaşmak. Dejenere. Dövmek. Yozlaşmak. Soysuzlaşmak. Bozulma, normal yapı ve görevini kaybederek bozulma gösterme. bozulmuş, bozuk.

Degeneration : Yozlaşma. Canlı gözelerinin, kalıtsal özelliklerini türlü nedenlerle yitirerek bozulmaları. Dejenere olma. Soysuzlaşma. Bozulma. Hücre ve dokuların canlılığını koruyarak görev bakımından daha az etkin bir düzeye inmesi ve çeşitli yapısal değişimlere uğraması, dönüşümlü hücre zedelenmesi. Dejenerasyon. Geri evrim. yapının bozulması. bir organizmanın ya da bir parçasının daha az aktif ve daha sade olan biçimlere geri dönmesi. dejenerasyon. bir amino asidi kotlayan birden fazla kodonun obuası. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Negatif geribesleme.

Degenerates : Yoz. Dejenere. Soysuzlaştırmak. Bozulmak. Dejenere olmak. Soyu bozulmak. Yozlaşmış. Dövmek. Aşağılaşmak. Soysuzlaşmak.

İngilizce Degenerated Türkçe anlamı, Degenerated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Degenerated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Revitalize : Yeniden oluşturmak. Canlandırmak. Rejenere etmek. Diriltmek. Kuvvet vermek. Teşvik etmek. Canlılık kazandırmak. Yeniden canlandırmak. Güçlendirmek.

Yellow dog : Ödlek. Sendika karşıtı. Korkak. Adi.

 

Rustiest : Paslı. Hamlamış. Paslanmış. Körelmiş. Çatlak (ses). Kınacıklı. Kızıl. Huysuz (at). Pas rengi.

Reconstruct : İmar etmek. Yeniden düzenlemek. Bozup yapmak. Çözmek. Yeniden inşa etmek. (iyi bilinmeyen bir şeyin) tam bir tanımlamasını yapmak. Yeniden kurmak. Yeni baştan yapmak. Kalıntılarından eski durumunu anlamaya çalışmak. Yeniden yapmak.

Defaced : Bozmak. Okunmaz hale getirmek. Bozmuş. Tahrif etmek. Çirkinleştirmek. Görünüşünü bozmak.

Contaminated : Mikroplu. Üzerine bulaşmış. Kirletilmiş. Kirli. Pis. Mülevves. Kirlenmiş. Bulaşmış.

Modernize : Çağcıllaştırmak. Çağa ayak uydurmak. Çağ atlamak. Modernleştirmek. Yenilemek. Çağdaşlaştırmak. Asrileştirmek. Modernize etmek. Yenileştirmek. Modernleşmek.

Off colour : Keyifsiz. Kalitesi şüpheli. Doğal renkle olmayan. Müstehcen. Belirsiz. Rahatsız. Solgun. Açık saçık.

Blemished : Lekelenmiş. Lekelemek. Lekeli. Bozmak. Karalamak. Güzelliğini bozmak.

Cankered : Kötü huylu. Kötücül.

Degenerated synonyms : revitalise, addled, rustier, faded, decline, drop, freshen up, bluest, doty, damaged, worsen, decadent, rejuvenate, black and blue, renovate, carious, blue, tire, waste, re create, dried up, overblown, corrupt, degenerate, decomposed, passe, rotter, off color, retread, etiolated, bastardized, decoloured, renew.

Degenerated zıt anlamlı kelimeler, Degenerated kelime anlamı

Better : Daha yakşı. Daha iyi bir hale gelmek. Gelişmek. Yakşırak. İyileşmek. Islah etmek. Islah olmak. İyisimi. Düzeltmek. Geliştirmek.

Recuperate : İyileştirmek. Rejenere etmek. Sağlığı düzelmek. Sağlığı iyileşmek. İyileşmek. Yeniden sağlığına kavuşmak. Geri kazanmak. Yeniden kazanmak. Zararını çıkarmak. Toparlanmak.

Moral : Törel. Düstur. Manevi. Dürüst. Değer. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Tinsel. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç. Prensip sahibi. Alınacak ders.