Deiters türkçesi Deiters nedir

  • Bir soyadı.
  • Alman bir anatomist.
  • Otto friedrich karl deiters (1834-1863).

Deiters ingilizcede ne demek, Deiters nerede nasıl kullanılır?

Jadeite : Jadeit. Rengi beyazımsı ve koyu yeşil arasında değişen mineral. Yeşimtaşının bir çeşidi.

Jadeites : Jadeit.

Deities : Tanrılık. Tanrısal varlık. Mabut. İlah. Tanrısal konum. Tanrı. Tanrıça.

Deity : Çoktanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri. acunda varolan her şeyin yaratıcısı ve buyurucusu olduğuna inanılan yüce varlık. Tanrısal konum. Tanrıça. Tanrısal varlık. Mabut. Tanrı. Tanrılık. İlah.

Seven deities of good luck : (japonya) iyi şansın yedi ilahı. Japonya'da insanlara mutluluk ve iyi şans getirdiğine inanılan seçişmiş ilahlar grubu (ebisu, daikokuten, bishamonten, benzaiten, fukurokuju, jurojin ve hotei). Talihin yedi tanrısı.

Dei : Belirli bir bilginin nasıl girileceğini (örneğin bir bilgisayar veya veritabanına) gösteren direktifler. Data entry instructions (veri giriş yönergeleri).

Agnus dei : İsa amblemi olarak kullanılan kuzu şekli.

Deicide : İlahın öldürülmesi.

Deiced : Buzsuzlaştırmak. Buz giderme. Buz çözmek. Buzlarını temizlemek. Buzunu gidermek. Buzunu çözmek.

Deicers : Buz giderici. Buz çözücü. Buzunu çözen. Buz önleyici. Buzsuzlaştıran. Buz kırıcı.

 

İngilizce Deiters Türkçe anlamı, Deiters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deiters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abravanel : Abarbanel. Bir erkek adı (ibranice). İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri.

Abderhalden : Emil abderhalden (1877-1950). İsviçreli kimyager ve fizyolog.

Reject : Iskarta. Kusmak. İstememek. Reddetmek. Bir tarafa atmak. Geri çevirmek. Atmak. Bir kenara atılan yararsız şey. Çıkarmak.

Erudition : Bilginlik. Bilgelik. Alimlik. Büyük vukuf. Çok geniş ve çeşitli bilgi. Engin bilgi.

Abernathy : Teksas eyaletinde şehir. Ralph david abernathy (1926-1990). Southern christian leadership'in (güney hıristiyan liderliği) kurucusu birleşik devletler papazı ve yurttaşlık hakları aktivisti.

Scholarship : İrfan. Burs. Bilginlik. Derin bilgi. Bilim. Alimlik. Burslu öğrenim. Öğrenim. Kimi öğrencilere orta ya da yüksek öğrenimlerini sürdürebilmeleri için, belli bir süre devlet ya da özel kuruluşlarca ödenen aylık para.

Abdel : (arapça) bir ad. Gamal abdel nasser (1918-1970). Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970). Mısırlı subay ve siyasi lider.

Learning : Belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, bunları değiştirerek yenilerini edinebilme yeteneği. 2-ekinin iletilme ve yayılma süreci. Öğrenim. Maarif. Sürekli öğrenme. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. İrfan. Tahsil. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. İlim. Bilim.

 

Deiters synonyms : encyclopaedism, eruditeness, abou hatzira, abargil, abu, learnedness, adamson, adalbert, abidal, discourage, addison, abbott, abaya, abramovitch, ade, encyclopedism, abegg, disapprove.

Deiters zıt anlamlı kelimeler, Deiters kelime anlamı

Approve : Beğenmek. Tasvip etmek. Olumlu bulmak. Kabul etmek. Onaylamak. Doğru bulmak. Onamak. Uygun bulmak. Razı olmak.

Sinistral : Sola ait. Sinistal. Sola eğilimli. Sol yanal.