Deiced türkçesi Deiced nedir

  • Buzlarını temizlemek.
  • Buzunu gidermek.
  • Buzsuzlaştırmak.
  • Buz giderme.
  • Buzunu çözmek.
  • Buz çözmek.

Deiced ingilizcede ne demek, Deiced nerede nasıl kullanılır?

Deice : Buz çözmek. Buzlanmayı önlemek. Buzunu gidermek. Buz tutmasını önlemek. Buzunu çözmek. Buz giderme. Buzsuzlaştırmak. Buzlarını temizlemek.

Deicer : Buzsuzlaştıran. Buz giderici. Buz kırıcı. Buz çözücü. Buzunu çözen. Buz önleyici.

Deicers : Buz önleyici. Buzunu çözen. Buz çözücü. Buz giderici. Buzsuzlaştıran. Buz kırıcı.

Deices : Buz çözmek. Buzunu çözmek. Buzunu gidermek. Buzsuzlaştırmak. Buz giderme. Buzlarını temizlemek.

Deicide : İlahın öldürülmesi.

Apodeictic : Su götürmez. Aşikar. Bariz.

Deific : Tanrısal. Tanrı gibi. İlahi.

Deideologize : İdeolojiden arındırmak.

Deicing : Buz kırılması. Buzunu gidermek. Buzu çözme. Buzdan arındırma. Buzu kırma. Buzunu çözmek. Buzsuzlaştırmak. Buz çözme.

Epideictic : Kavranmasını sağlamak için olan. Gösterişli. Açıklayıcı. Açıklamaya yönelik. Bir şeyi gösteren veya açıklayan.

İngilizce Deiced Türkçe anlamı, Deiced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deiced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drop : Söyleyememek (harf). Damla. İlişkisini kesmek. Tutulmak. Yavrulamak. Damlamak. Söylemek. Atmak. Görüşmemek. Alçaltmak.

 

Set : İçten olmayan. Belirlenmiş. Küme. Göstermek. Dekor kurmak. Sabit. Koyulaştırmak. Dikkat komutu. Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. Geleneksel.

Clip on : Klipslemek. Ataçlamak.

Straightener : Düzeltici. Doğrultucu.

Cutoff : Kesiliş. Kesici düzenek. Durdurma noktası. Musluğu kapatma. Kesim. Kayıtların kesimi. Şalter. Kestirme yol. Sona erme tarihi. İnkıta.

Valve : Kan veya bazı sıvı maddelerin bir yönde geçmesine izin veren, fakat geri dönmesini engelleyen herhangi bir yapı. valf. Tıkaç. Bir sıvı ya da gazın akışını denetleyen kapakçık. Biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sübap. Çenet. Kabuk. Kapı kanadı. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Çenet (tohum).

De ice : Buzlanmayı önlemek. Buzlanmayı gidermek.

Stylus : Çizim gösterici katod ışınlı tüple birlikte kullanılan ve ekranda görülen çizim üzerinde, ilgili bilgisayar izlencesi denetiminde değişiklik yapmak üzere, özellikle bilgisayar destekli tasarım alanında kullanılan, yüksek duyarlıklı ışıklı elektrik kalemi. Kayıt iğnesi. Çıkıntı. Pikap iğnesi. Işık kalemi. Taş kalem. Mil. Kopya kalemi. Sivri uçlu yazma ve işaretleme aleti.

Shoetree : Ayakkabı kalıbı.

Button : Elektriksiz kılıçoyunu savutlarında, namluların ucuna sivriliğini gidermek için konan düğmecik. Filiz. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Sır vermemek. Tomurcuk. Puan. Sayı. İliklemek. Namlu düğmesi. Düğme.

 

Deiced synonyms : gas fixture, plectron, spear thrower, pto, agglomerator, bird feeder, throwing stick, drop forge, control surface, birdfeeder, throwing board, billiard marker, signaling device, holding device, robot pilot, suction cup, drop press, cascade down, rope down, dart thrower, shooting stick, roll down, power takeoff, birth control device, exercise device, prophylactic device, breathing machine, dental appliance, baby's dummy, elastic device, locomote, lifting device, contraceptive device.

Deiced zıt anlamlı kelimeler, Deiced kelime anlamı

Float : Dolaşmak. Yüzdürmek. Bir savunma oyuncusunun, tuttuğu karşı takım oyuncusunu, daha elverişli yerde bulunan birine pas vermesini engellemek için, uzaktan izlemesi. Yüzdürücü. Görüş almak. İçi boş karaçta ya da yakıtlıkta yakıt düzeyini denetleyen kapalı kutu. Batmamak. Dalgalanmak. Piyasaya çıkarmak. Kurmak şirket.

Rise : Yükseliş. Kalkmak. Görünmek. Havalanmak. Ayyuka çıkmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Yükseltmek. Artmak. İyileşmek. Kabarmak.

Ascend : Tahta çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ağmak. Yukarı çıkmak. Tırmanmak. Artmak. Çıkmak (tahta). Ziyadeleşmek. Çıkmak. Yükselmek.

Deiced antonyms : stay in place, undesirable.